Dış düşmanlarla veya ‘üst akıllarla’ mücadele kendi içinizden çıkmış hastalıklarla boğuşmaktan çok daha rahatlatıcı. Dış düşman karşısında kendinizi onurlu ve temiz hissedersiniz. Küçük hesapların üzerini örter, topluca arınır, kolayca kendinize bir ‘milli duruş’ üretebilirsiniz.
Oysa kendi hastalıklarınızla yüzleşme sizi utandırır, küçülmüş ve kirlenmiş hissettirir. O hastalıktan kendinizin de bir miktar nasiplenmiş olduğunuzu itiraf etmek istemez, ama bu gerçeğin yükünden kurtulamazsınız.
Bu noktada ‘dış düşman’ veya ‘üst akıl’ Hızır misali imdada yetişir. Kendi hastalıklarınızı bunların uzantısı yapar rahatlarsınız. Ama yüzleşmeden kaçtığınız için aynı hastalıkları yeniden üretmekten kurtulamaz, gizlice bunun olacağından korkar, tedbir olarak ‘dış düşman’ masalını sürekli hale getirirsiniz.
Böylece bir bütün olarak, kimliğiniz ve geleneğinizle kendinizi hasta kılmaya doğru gidersiniz…