Ertuğrul Özkök: Sen bu kibir ve vefasızlıkla 'milletin adamı'sın da, Ecevit değil mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başka ne diyorsun arkadaş?… Partinin adındaki “Ak” sıfatı mı veriyor sana milletin adamı olmak payesini?… Sen, bu baraja rağmen milletin adamısın da… Otuz yıl iktidarda kalıp da sicilinde bir tek yolsuzluk iddiası olmayan, hâlâ Güniz Sokak’ta bir evde hatıralarıyla baş başa yaşayan bir Demirel milletin adamı değil… Öyle mi?… Hatırlatırım arkadaş… Onun evi ne kibir surlarıyla ne de onu milletten ayıran site duvarlarıyla çevrili…

Sen milletin adamısın da… Şu fani dünyaya, doksan, bilemedin yüz metrekarelik iki küçük apartman dairesi, birkaç tablo, bol miktarda kitap ve birkaç kediden başka, bıraka bıraka sadece mütevazı bir mezar taşı bırakan Ecevit milletin adamı değil… Öyle mi?…

Bak kardeşim; bu vefa bilmezlik, bu kibir, bu “bütün dağları ben yarattım” afrası ile tafrası ile kendini tek seçici, kendi kendini “Milletin adamı” ilan edebilirsin… Kefenli müritlerini buna ikna edebilirsin… Türkiye’deki bütün billboard’lara adını altın, yetmezse platin harflerle yazdırabilirsin… Ama bil ki, milletin adamlığı yarışında bir “tek seçici” vardır ve o da tarihtir… Tarih de, “Milletin adamı” unvanını öyle babasının malı gibi bol keseden dağıtmıyor..

Ertuğrul Özkök’ün yazısı