Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924’te, Şer’iye ve Evkaf Vekâleti yerine kuruldu. Kamuyu din konusunda aydınlatacaktı. Esas amacı dinci, gerici, çağdışı fikir ve fiillerle toplumu zehirleyen cemaatlerin, derneklerin ve yer altına çekilmiş tarikatların önünü kesmekti.
Bugün, Anayasa’nın 136’ncı maddesini, hem laiklik ilkesini yerle bir ederek hem de siyasi görüşlerin tam ortasında yer alarak ayaklar altına alıyor. 136’ncı maddeye göre siyasetin dışında kalıp toplumla bütünleşmesi, onu kucaklaması gereken kurum, tersini yapıyor. Başkanlık Sistemi ile Saray’a bağlanması, zaten Anayasa ile tamamen çelişkili.
Rejimin sağlam aparatlarından biri. Toplumu kutuplaştırıp nefret dili ve fikirlerinin sokakta uygulama alanı bulmasına yol açıyor. Başkanları, kendisine bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, fetvaları, müftüleri ile antilaik, gerici bir ülkenin tohumlarını atıyor. Sanki başlıca vazifeleri; mezhepçilik, kadın düşmanlığı, cinsiyet ayırımcılığı, çocuk istismarının önünün açılması.