7 Haziran’da ortaya çıkan tablo, Saray’ı bu ittifaka itti. Saray, Kürtlerle müzakerede hiçbir zaman samimi olmadı. Oyalama taktiğiyle sorunu zamana yaymaya çalıştı. 17-25 Aralık nedeniyle Cemaat’ten nefret ediyordu.
Ergenekon ise Kürtleri birliğe, Cemaati devlet içindeki yapılanmasına tehdit görüyordu. 7 Haziran kaçınılmaz bir işbirliğini ortaya çıkardı.
Bugün Kürt kentleri günlerdir süren bir kuşatma altında, Hizmet okullarına bağışta bulunan başörtülü kadınlar tutuklanıyor, baskıya maruz kalıyor. Hedef, Kürtleri ve Hizmet’i etkisizleştirmek, ezmek, hatta imha etmek.
Bu yaşadığımız açık bir darbe dönemi.
Hukukun, hakkın ortadan kalktığı, medyanın susturulduğu, bağımsız yargının rafa kalktığı bir ara rejimde yaşıyoruz. Demokrasiye inanan tüm güçlerin işbirliği yapması ve demokratik bir cephe kurmasının kaçınılmaz hale geldiği bir dönem bu.