'Erdoğan, 'eski Türkiye'nin simgesi Çankaya'ya taşınmayacak'

 

AKP iktidarında ve Başbakan Tayyip Erdoğan’a en yakın gazetecilerden biri olarak bilinen Abdülkadir Selvi, ‘yeni dönem‘de cumhurbaşkanlığı makamı olarak Çankaya Köşkü’nün kullanılmayacağını yazdı.

Selvi, Erdoğan’ın ”Eski Türkiye’nin simgesi olan Çankaya Köşkü’nü kullanmayacağı izlenimi edindim’‘ ifadesini kullandı.

‘İbretlik bir müze’

cankaya kosku1

Buna göre Erdoğan, Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği’nde ‘Başbakanlık Sarayı’ olarak, yürütmeyi durdurma kararına rağmen inşa edilen binaya taşınmayı tercih edecek.

Yazısında Çankaya Köşkü’ne dair olumsuz çağrışım yapan anıları, çilingir sofralarından Latife Hanım’ın topuk seslerine ve 28 Şubat’a uzanacak biçimde arka arkaya sıralayan Selvi’yse, Köşk’ün ‘ibretlik bir müze’ye dönüştürülmesi çağrısı yaptı.

Selvi şu ifadeleri kullandı: ‘Yeni Cumhurbaşkanı, Yeni Başbakan, Yeni Türkiye,  Ve yeni Cumhurbaşkanlığı makamı. Erdoğan halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı olduğu için buna yeni Başkanlık makamı da denilebilir. Yeni Türkiye diye yola çıkan Erdoğan’ın, eski Türkiye’nin simgesi olan Çankaya Köşkü’nü kullanmayacağı izlenimi edindim.’

‘Evren’i, Demirel’i, Sezer’i ile birlikte’

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

 

Bizim ülkede darbeler, Çankaya için yapılır‘ diyen Selvi, ‘Eskiye ait ne varsa onun simgesidir Çankaya Köşkü‘ yorumunu yapıp Köşk’teki 28 Şubat belgelerinin imha edilmesine ‘gerek bile görülmediğini‘ yazdı.

Selvi, Erdoğan’ın ‘yeni Başbakan’la görüş birliği sağlaması halinde‘ Çankaya Köşkü’nü kullanmayı düşünmediği izlenimi edindiğini belirtip, ”Hülasa eski Türkiye’nin ‘Son Kale’ sinin kapısına kilit vurulacak ve eski Türkiye’ye dair ne varsa orada kalacak. İbretlik bir müze gibi. Kenan Evren’i, Süleyman Demirel’i ve Ahmet Necdet Sezer’i ile birlikte…” diye yazdı.

‘Latife Hanım’ın topuk sesleri, Bayar ve Menderes’

Yeni Şafak yazarının, bu müzede ‘sergilenmesini‘ önerdiği uzun ‘hatıra‘ listesinden maddelerse şöyle oldu:

‘Çankaya’dan taşınması istendiğinde Atatürk’e olan aşkından intihar ettiği iddia edilen Fikriye Hanım’ın gizemi kalacak;

Demokrasi şehidimiz Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey’in Köşk’ün yakınında bulunan naaşı, onun katili Topal Osman’ın, Papazın Bağı’nda kıstırılıp öldürülmesi kalacak;

Çankaya’nın çilingir sofraları, o sofralarda kurulan hükümetler, çizilen Dersim Planları, Türklüğü tespit uğruna ölçüsü alınan kafatasları ve meşhur İnönü-Atatürk kavgası kalacak.

‘Leydi’nin topuk sesleri’nin henüz icat edilmediği dönemlerden Latife Hanım’ın, Çankaya Sofrası’ndakileri huzursuz eden ünlü topuk sesleri kalacak.

27 Mayıs Darbesi’nde kendini teslim almaya kalkışanlara karşı direnen, silahını çekip alnına götüren Cumhurbaşkanı Celal Bayar kalacak.

Cemal Gürsel ve İnönü toplantı halindeyken etraflarını kuşatıp daha sonra kabineyi serbest bırakmanın bedelini darağacında ödeyen Talat Aydemir kalacak.

Genelkurmay Başkanı Cemal Tural’ı emekliye sevk etmek istediğinde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın, ‘Bir gün sonra yapsak olur mu?’ sözlerine karşılık Demirel’in, ‘1 gün beklersek o bizi torbaya doldurur’ sözü kalacak.

27 Mayıs sonrası Kayseri Cezaevi’ndeki eşini ziyarete giderken trende can veren Reşide Bayar’ın hatıraları kalacak.

Şehit Başbakan Adnan Menderes’in eşi Berin Menderes’in, eşini idamdan kurtarmak için çırpınışları kalacak.’