Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda İsrail’i ve BM’yi eleştirdi; Avrupa’nın Türkiye olmadan daha güçlü olamayacağını söyledi.

Erdoğan’ın New York’taki BM 81’nci Genel Kurulu’ndaki konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
* Bilinmesini isterim ki sayın Mahmud Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler özgür egemen Filistin Devleti’nin sesi olacağız.
* Sadece Gazze’de son üç yılda çoğu çocuk ve kadın binlerce Filistinli İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.
‘Gazze çağımızın en utanç verici temerküz kampı’
* Batı Şeria’da yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor. Kudüs’te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor.
* Bugün bir kez daha Filistin Devletini henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum. Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir, aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.
* Kimse kusura bakmasın, alınmasın. Bu Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu insanı bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde merhamet olan vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.
‘BM kan kaybetmeye devam ediyor’
* 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan BM görevini icra edemez hale gelmiş daha doğrusu getirilmiştir. Teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir.
* Kriz bölgelerinde umudunu BM’ye bağlamış olanlar derin bir hayal kırıklığı içindedir. BM’ye güven artırılmak isteniyorsa Gazze’de çocuklar İHA’ları, SİHA’ları değil, özgürce uçan uçurtmaları görecek.
* 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik konseyi dünya beşten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.
‘İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum’
* Uluslararası hukukun güçlüye farklı zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek zorundayız. Yapanın yanına kar kaldığı sistem çürümeye mahkumdur.
* Şarm el Şeyh’te bir yıl önce Gazze için attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum. Şunu herkes kabul etsin: Filistin devletini boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır.
‘Karadeniz’deki ticari gemilere saldırılar kabul edilemez’
* Pakistan ve Suudi Arabistan’la kurduğumuz savunma ittifakıyla aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz.
* Suriye’nin güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.
* Rusya-Ukrayna savaşının Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur.
* Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.
‘Kıbrıs halkının gayriinsani izolasyonu son bulmalı’
* Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.
* Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.
‘Türkiye istikrar adası’
* Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inanıyoruz.
* Türkiye gelişen savunma sanayisiyle şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir.
‘Türkiye olmadan Avrupa’nın daha güçlü olması mümkün değil’
* Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü, daha güvenli olması açık söylüyorum mümkün değildir.
‘Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları’
* Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları aile kurumuyla çocukları da hedef alan kuşatmaya dönüştü. Bunu kadın-erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz.