Libya’ya asker gönderme fikrinin ciddiyet kazanması ve ortağı bahçelinin de bunu “beka” sorunu olarak görüp desteklemesi büyük bir felaketin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor. Sanırım sokaktaki insanın en son ihtiyacı bu türden bir maceradır. Lakin sanal dış düşmanlar yaratarak “büyük devletçilik” oyununun müşterisi var sanılıyor hâlâ.
Dil her şeydir, hele de diplomaside! Erdoğan, “Elemanlarımızı göndeririz” dedi konuşurken. Eleman dediği kimseler teknik çalışanlar falan değil, askerler. Bu rastlantısal bir ifade değildir. Bayağı, bildiğimiz bakıştır. Herkesin kul sayıldığı bir toplumsal yaşamın ifadesidir aslında. Dahası, eskiden sınır dışına asker göndermek için Meclis onayına gerek vardı. Şimdi ne Meclis’e gerek var, ne de onaya! Herhangi bir filtre de kalmadı. Bunun ne kadar büyük tehlike olduğunu, sanırım yine, olaylar başımıza iş açınca anlayacağız.