Enerji uzmanı: TPAO özelleştirilirse sahalar kimin kontrolüne geçecek?

Petrol Mühendisleri Odası Enerji Politikaları Çalışma Grubu Başkanı Necdet Pamir, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (TPAO) bağlı sondaj gemilerinin ‘dışarıdan hizmet alarak’ çalıştığını belirterek, Varlık Fonu’na bağlı bu şirketin özelleştirilmesi için görüşmelerin sürdüğünü hatırlattı. Pamir bunun olması halinde “Sahalar ve eldeki ruhsatlar, kimin kontrolüne geçecek” diye sordu.

Fotoğraf: AA

Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulduğu duyurulmuştu.

Sözcü’den Aytunç Erkin’e konuşan Pamir, Tuna 1 kuyusunun halen delinmekte olduğunu ve tek kuyu üzerinden rezerv açıklamanın bilimsel değeri olmadığını savundu.

Petrol mühendisi, açıklanan rezerv miktarının kamuoyunda yanıltıcı etki yaratabileceğini ifade etti.

Pamir, sondaj faaliyetlerini yürüten TPAO’yla ilgili endişe ve eleştirilerini de dile getirdi.

Şirketteki yetkin ve deneyimli yer bilimcilerin son yıllarda emekliliğe zorlandığını söyleyen Pamir, “Yani tasfiye edildi. Kurumun en temel daire başkanlıklarından ikisi (sondaj ve kuyu tamamlama) kapatıldı. Gerek Barbaros arama ve gerekse derin su sondaj gemilerimiz (Fatih, Yavuz ve ileride Kanuni) neredeyse tamamen ‘dışarıdan hizmet alınarak’ yürütülmekte” diye konuştu.

TPAO özelleştirilirse, enerji sahaları ve Doğu Akdeniz dahil eldeki ruhsatların başkalarının kontrolüne geçeceğini ifade eden Pamir’in öne çıkan açıklamaları şöyle:

  • Yurt içinde, petrol ve doğal gazın aramaları son derece yetersiz. (2019 sonunda: 1945 arama, 941 tes­pit kuyusu)
  • Petrol Kanunu’nda, TPAO’yu devlet adına arama ve üretim yapma hakkından yoksun bırakan düzenleme kaldırılmalı.
  • TPAO’nun devlet adına faaliyet göstermesi; özerk ve dikey bütün­leşik olarak, yeniden organize edilme­si sağlanmalı.
  • TPAO ve BOTAŞ, Varlık Fonu kapsamından çıkarılmalı.
  • TPAO’nun kapatılan temel grupla­rı (sondaj, kuyu tamamlama) yeniden açılmalı… Emekliliğe zorlanan yetkin ve deneyimli personelin (arzu edenlerin) yeniden istihdamı sağlan­malı. Bu husus, özellikle Doğu Ak­deniz’deki faaliyetlerimiz açısından kritik ve stratejik önemde.
  • Doğal gaz, petrol, ithal kömür gibi dışa bağımlı fosil yakıtların enerji tüketiminde ve elektrik üretiminde payını düşürmeye yönelik politikalar ve kısıtlamalar uygulanmalı.
  • Özellikle denizlerimizin aranması için, dış politikamızı da birlikte planlayarak, yeni ve özellikle kıyıdaş ülkelerle ilişkileri yeniden tanımlaya­cak bir politika belirlenmeli.
  • Karadeniz’deki mevcut olumlu yatırım ikliminin, Ege ve Akde­niz için de geçerli olması sağlanma­lıdır (Münhasır Ekonomik Bölge sorunu çözümlendi).
  • Kıbrıs’ın stratejik önemi bir an bi­le unutulmadan, Doğu Akdeniz’e yönelik çok kapsamlı/çok boyutlu özgün bir politika belirlenmelidir.

Enerji bakanı: Karadeniz’de keşfedilen doğalgaz 65 milyar dolar değerinde

Erdoğan müjdeyi açıkladı: Karadeniz’de Türkiye tarihinin en büyük doğalgaz keşfi