Seçim sonrasında sandığa sahip çıkan vatandaşlar arasında yine gençler ve kadınlar dikkati çekti…
Elbette demokrasiye bel bağlamış olan muhalif politikacılar da önemli bir rol oynadı. Yalova’da, Ankara’da, Üsküdar’da ve saymakla bitmeyecek pek çok sandıkta bu ‘Gezi ruhunu’ gördük: Bireyler oylarına sahip çıktılar ve bu, toplumsal bir harekete dönüştü.
Şimdi, ‘Gezi Parkı ruhu’ nedir, anımsayalım: Gezi Parkı ruhu yeşildir, doğadır, çevredir… İktidar ise beton, AVM, yağma ve rant!
Gezi Parkı ruhu özgürlüktür… İktidar ise baskı ve korku!
Gezi Parkı ruhu demokrasidir… İktidar ise otoriter bir kibir!
Gezi Parkı ruhu çoğulcudur… İktidar ise tek tipçi! Gezi Parkı ruhu dayanışmadır… İktidar ise bencil bir tekelci! Gezi Parkı ruhu eşitliktir… İktidar ise hiyerarşik bir buyurganlık!
Gezi Parkı ruhu bütünleşmedir… İktidar ise ayrışma ve bölünme!
İşte son seçimden sonra, oyları korumak için sandık başında beliren ruh bu ruhtur: Demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri içselleştiren, bireyselleştiren, toplumsal bir harekete dönüştüren, barışçı ve direngen ruh!