Doktor Kalafat: Trump'ın ilaç politikaları Türkiye'yi etkiler

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatıyla Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH), aktif bilimsel projeleri finanse eden araştırma hibelerini sonlandırmaya başladı. Gıda ve İlaç Kurumu’nda (FDA) da küçülmeye gidildi. Bu ve benzeri başka adımlardan Türkiye’nin de etkilenmesi bekleniyor.

Fotoğraf: AA

Boston, MA/ABD merkezli bir portföy yönetim firmasının Yaşam ve Sağlık Bilimleri Direktörü Dr. Kemal Oğuz Kalafat, “İlaç ve diğer yaşam bilimlerindeki dışa bağımlılık sürdüğü sürece yaşanan bu gelişmeler doğrudan Türkiye’yi vuracak” dedi.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bulunan ve Diken’in sorularını yanıtlayan Kalafat, Türkiye’nin 2011’de kendi ilacını üretmesi için geliştirilen Milli İlaç Projesi’nin yöneticiliğini yaptı. Kalafat şimdi de sağlıkla ilgili girişimcilerle yatırımcıları buluşturuyor, danışmanlıklar yapıyor.

Dr. Oğuz Kemal Kalafat, Mesude Demir

İlaç hammaddesinin yüzde 80’i ithal

Türkiye ilaçta ve tıbbi cihaz sektöründe dışa bağımlı bir ülke. Henüz tek bir orijinal molekül dahi geliştirebilmiş değiliz. Ağırlıklı olarak antibiyotik ve analjeziklerin olduğu belirli ilaçların etkin madde üretimi yapılıyor.

İlaç hammaddelerinin yüzde 80’inden fazlası ithalat yoluyla sağlanıyor. Türkiye’de yerli üretilebilen 70 adet etkin madde bulunduğu belirtiliyor (2017 verisi). Bu sayının günümüzde çok daha düşük olduğu düşünülüyor.

İlaç üretiminin ileri teknoloji gerektirmesi ya da ülkede az miktarda tüketilmesi gibi sebeplerle Türkiye’de üretilemeyen ilaçlar var.

İlaçta dışa bağımlı olan Türkiye, ABD’de de ve buna bağlı dünyada yaşanan bu gelişmelerden doğrudan etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, ABD’deki gelişmeler üzerine ilaca yatırımlarını artırmaya başladı bile.

‘İlaç sektörü sahipsiz’

Trump’ın yarın ne yapacağını kimsenin bilmediğini belirten Kalafat, şöyle devam etti: “Dünyadaki bütün yeni ilaçların yüzde 70’i Amerika’dan çıkıyor. Yüzde 20’si de Avrupa’dan. O yüzde 20’nin finansı da ABD’den.

Bu süreçteki, ticari değişikliklerden dolayı sağlık sistemimizin özellikle ilaç sektörünün çok etkileneceğinden endişe ediyorum. İlaç ve tıbbi cihazlarda dışa bağımlıyız.

Ne yazık ki Türkiye’de şu anda ilaç sektörü sahipsiz. ABD, Japonya, Güney Kore, Belçika vs. tüm ülkeler ilaç sektörüne sahip çıkıyor ve destekliyor. Profesyonel stratejik planlama yapılıyor.

TÜBİTAK’ımız var, bir sürü programlar var ama bir tane orijinal molekülümüz yok. Aşımız yok. Düşünebiliyor musunuz? Çok üzücü gerçekten.”

Dr. Oğuz Kemal Kalafat

Trump geçtiğimiz günlerde ABD halkının ilaçlara diğer ülkelere kıyasla beş ila 10 kat daha fazla para ödediğini öne sürmüş, ilaç fiyatlarını düşürmek için bir başkanlık kararnamesi imzalayacağını duyurmuştu.

Ülkeler ABD başkentinde lobi yapıyor

Kalafat’ın duyumlarına göre Trump silah sektöründen önce ilaç lobisiyle görüşmüş. Bunu tüm adımlarını ilaç firmalarıyla konuşarak attığı şeklinde değerlendiren Kalafat, “Amerika’da ilaç fiyatları çok yüksek. Avrupa’da çok daha ucuz. İsim vermeyeyim ama son yıllarda geliştirilen, zayıflamada kullanılan bir ilacın kutusu ABD’de bin 500 dolar. Aynı ilaç Türkiye’de yaklaşık 170 dolar. Bu durumu Amerikan halkı ve kamu artık çekemiyor.

Bundan sonra bizim yurt dışından getirdiğimiz kanser ilaçları veya buna benzer komplike ilaçların fiyatları artacak” dedi.

Hindistan, Mısır gibi ülkelerin ekiplerinin Washington’da Çin’den boşaltılan alanları (sağlık dahil) doldurmak için lobicilik yaptıklarını aktaran Kalafat şöyle devam etti: “Ne yazık ki çok hazırlıksız, paramız olmadan girdik bu sürece. Türkiye hızlı bir şekilde sağlık sektöründeki bütün bileşenleri (sadece hükümete yakın olanları değil) bir araya getirmeli ve bağımsız bir kurul oluşturmalı.

Hammaddeyi dışarıdan aldığımız için maliyetler çok artacak. Biz Amerika’ya ilaç ihracatı iki alanda yapabiliriz; antibiyotik ve analjeziklerde (ağrı kesici).

Kore, İrlanda gibi ülkelerin çok sonradan hatta bizden geride olup da şu anda ilaç sektöründe çok önemli yerlere gelmiş firmaları var. Türk ilaç firmaları şu anda kendi içlerine kapanmışlar, var olmaya çalışıyorlar.”

Klinik araştırmalarda da gerideyiz

2023’de başlayan endüstri destekli klinik araştırma sayılarına göre ABD açık ara lider konumda. Klinik araştırmalarda önde gelen diğer ülkeler arasında Çin, İspanya, Kanada bulunuyor. 2023’de 168 endüstri destekli klinik araştırma başlayan Türkiye ise 21’inci sırada. Türkiye bu sıralamayla Çekya, Macaristan, Brezilya, Arjantin gibi ülkelerin gerisinde kalıyor.

AİFD Ekonomik Değer Anketi’ne göre, 2023’te araştırmacı ilaç firmaları tarafından Türkiye’de klinik araştırmalara yapılan yatırım 425 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye’de referans ve eşdeğer ilaç üretiminin yanında sınırlı olarak etkin madde üretimi de yapılıyor. Dünyada ilaç hammaddesi olarak kullanılan yaklaşık 7900 farklı molekül olduğu biliniyor. Türkiye’de ağırlıklı olarak antibiyotik ve analjeziklerin etkin madde üretimi yapıyor. Türkiye İlaç Sektörü Üretim Performansı TÜİK verilerine göre temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı sektörünün üretim değeri 2023’de 181 milyar TL olarak gerçekleşti.

Gayrı safi yurt içi hasıla (GSYH) içinde tüm alanlardaki Ar-Ge faaliyetlerine yapılan harcama oranının en yüksek olduğu ülke, yüzde 6 ile İsrail. Onu Güney Kore (yüzde 5,2) ve ABD (yüzde 3,6) takip ediyor. GSYH’nin yüzde 1,3’ünü Ar-Ge faaliyetlerine ayıran Türkiye, OECD ortalaması (yüzde 2,7) ve AB ortalamasının (yüzde 2,1) gerisinde kalıyor. 

Trump: ABD halkı ilaçlara diğer ülkelere kıyasla beş ila 10 kat daha fazla para ödüyor

İlaç sabit kurundaki artış ‘ilaç’ olmadı