AKP iktidarı 17 Aralık yolsuzluk soruşturması sonrası internetten ‘hoşlanmadığını‘ saklamazken, Diyanet’in İstanbul ‘daki camilerde bugün okunan cuma hutbesindeki ‘sosyal medyada yalan üretiliyor‘ vurgusu dikkat çekti.
Dört eski bakan hakkındaki Meclis Soruştuma Komisyonu haberlerine ‘kişilik haklarının zedelenmesinin önlenmesi, şöhret ve diğer haklarının korunması‘ amacıyla yayın yasağı getirilmişken, hutbede, kişilerin internet başında ‘haysiyetini ve şerefini zedeleyecek tutumlar sergilediği‘, ‘bu sayede bir yalan ve gıybet sektörü oluştuğu‘ denildi. Hutbede, insanların bilgisayar başında ‘ilahi gözetim’ altında olduğunu unuttuğu savunuldu.
Diyanet’in “Dilin esiri olmayalım” başlıklı hutbesinden satır başları şöyle:

‘Yalan ve gıybet sektörü’
* ”Üzülerek belirtmek gerekir ki günümüzde bir eğlence unsuruymuş gibi gösterilen dedikodu faaliyetleri, asılsız söz ve ithamlar, iftira, yalan ve çirkin sözün her türlüsü özellikle iletişim araçları ile merak ve ilgi uyandıracak tarzda sunulmaktadır. Bu şekilde adeta bir yalan ve gıybet sektörü meydana getirilmektedir.”
‘Kişilerin haysiyetini, şerefini zedeleyecek tutumlar’
* ”Bu durumun ise dinî ve ahlakî açıdan fert ve topluma çeşitli zararları vardır. Özellikle sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan bir haber, milyonları etkileyebilmekte, kitleleri tesir altına alabilmektedir. Kimileri bilgisayar başında, ilahi gözetim altında olduklarını unutarak kişilerin haysiyetini, şerefini zedeleyecek sorumsuz tutumlar sergileyebilmektedirler. Böylece, bir taraftan kul hakkına, diğer taraftan da toplumda infiale neden olarak kamu hakkına girmektedirler.”
‘Dedikodu dili’
* ”Oysa sadece yanındayken değil, yokluğunda da bir insanın hukukunu çiğnememek, onurunu zedelememek müminin iman ve ahlakının bir gereği değil midir? Dedikodu, yalan, iftira, gıybet gibi kötü sözlerle dilini zehirli bir ok haline getirenler, bunun bir hesabının olacağını düşünmezler mi?”