Deniz Zeyrek: Şirketin en büyük ortağı Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin söz hakkı da bilgisi de yok

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

ERÇİMSAN’ın Vakıfbank’a milyonlarca dolar borcu var. Bu borç karşılığında 11 milyar lira değerindeki fabrikalara ipotek konulmuş. Şirket bu borçları yapılandırırken 305 milyon dolara aldığı Bilecik’teki SANÇİM fabrikasını 140 milyon dolarlık borcuna karşılık 1 liraya satmak zorunda kalmış ve Samsun’daki yaklaşık 300 milyon dolara mal olmuş fabrikayı 70-80 milyon dolara satmak zorunda kalabilir.

Ancak bu adımların hiçbirinde şirketin en büyük ortağı olan Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin söz hakkı da bilgisi de yok.

Sekmen bu duruma tepki gösterirken adeta isyan etti:

“Yüzde 17,9 ortağız ama sözümüzü dinleyen yok. ÇİMSA’nın 210 milyon dolara almadığı, bütün çabalara rağmen satılmayan bir fabrikayı ERÇİMSAN A.Ş. yönetimi 305 milyon dolara aldı. Krediler geri ödenemeyince de aynı fabrikayı borçları karşılığında 140 milyon dolara sattılar. Biz de büyük hissedar olarak elimiz kolumuz bağlı seyirci kaldık. Yazık günahtır. Bu kaybolan kamunun ve milletin hakkıdır.”

Sekmen, ayrıca yıllardır şirketin yönetimini elinde tutan Lütfü Yücelik ve ailesinin bunlarla da yetinmeyip Belediye’nin bütün hisselerini ucuza kapatmaya çalıştığını söylüyor.

Başkan Sekmen’e açık açık sordum:

“Siz AK Partilisiniz, iktidardasınız. Cumhurbaşkanı’na erişiminiz var. Bakanlara erişiminiz var. Nasıl oluyor da gücünüz yetmiyor?”

Sekmen de açık açık cevap verdi:

“Cumhurbaşkanımıza durumu anlattım. ‘Şirkete ortağız ama bizi elimine ediyorlar’ dedim. Yan taraftan Bakan’ı aradı ve ‘Sekmen’in sorununu çözün’ dedi. Bakan da elinden geleni yaptı. Ancak çoğunluğu alacağımız Genel Kurul toplantısı, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü, Genel Kurul’da görevli bakanlık personeli hükümet komiserini Ankara’ya çağırınca yapılamadı.

Deniz Zeyrek’in yazısı