Deniz Zeyrek: Malazgirt Zaferi'nin Büyüz Zafer yerine konulmaya çalışılması doğru bir tutum değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Malazgirt Zaferi’nin büyüklüğü tartışılmaz.

Ancak 26 Ağustos 1071’deki zaferin, 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’la başlayıp 9 Eylül’de İzmir’in geri alınmasıyla tamamlanan zaferin alternatifi gibi gösterilmesi, hatta yerine konulmaya çalışılması doğru bir tutum değil.

Tıpkı Atatürk’süz zafer kutlamalarının doğru olmadığı gibi. Alp Arslan olmadan nasıl Malazgirt Zaferi kutlanamazsa, Atatürk ve silah arkadaşları olmadan Büyük Zafer kutlanamaz. Zaferleri yarıştırmak da kimsenin işine yaramaz.

Unutulmamalıdır ki Malazgirt Savaşı yenilgiyle sonuçlansa belki 1922’de kurtarılacak bir Anadolu olmayacaktı. 1922’deki zafer olmasaydı da Malazgirt Zaferi’ni kutlayacak bir devlet kalmayacaktı.

Deniz Zeyrek’in yazısı