Diyebilirsiniz; “hiç mi dış tehdit yok, tamamen mi iç siyasete yönelik?” Derim ki soru yanlış. Var da nasıl bu noktaya geldik? Bugün Türkiye’nin dış politikada, jeopolitik sahada içine düştüğü durum, iç politikada yapılan yanlışlardan bağımsız değil ki! İktidar 18 yıldır ülkeyi yönetiyor. Dış dünyadan yalıtılmamızın, Doğu Akdeniz jeopolitiğinden dışlanmamızın, yanı başımıza Amerikan ordusunun yerleşmesinin, bir Amerika’ya bir Rusya’ya selam yollamamızın, büyük güçlerin her fırsatta ülkemize karşı ekonomi kozunu öne çıkarmasının arkasında iktidarın büyük yanlışlarının payı yok mu?
Ama ne yapıyor iktidar? Kendi yanlışlarının üstünü örtüyor; sonra bu hataları düzelteceğim diye sefere çıkıyor, bunu da “dışarıdan gelen tehditlere karşı milli önderlik” kılıfıyla sunarak bir milliyetçi cephe seferberliği yaratmaya çalışıyor. İç politika yanlışları giderilmeden, ekonomi dış saldırılara karşı güçlendirilmeden çıkılan ‘dış’ seferlerin bedelini de işçi Ahmet, memur Fatma, iş bulamayan yeni mezun Büşra, emekli İsmet Amca, esnaf Hasan ve elbette Mehmetçik ödüyor.