MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Yeni yayınlanan bir araştırma, Covid-19’un geçirmenin, kalp krizi, felç ve ölüm riskini iki katına çıkardığını gösterdi. Araştırmanın ilginç bir bulgusu var: 0 kan grubundakilerde bu risk daha düşük.

Araştırmayı Cleveland Klinik ile Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim insanları yaptı. Kayıtları iyi tutan Birleşik Krallık verilerinden yararlanıldı. Şubat-Aralık 2020 tarihleri arasında, aşılardan önce Covid-19’a yakalanan 10 bin 5 kişi ve enfekte olmayan 217 bin 730 kişiye ait verilere bakıldı.
Covid-19 aşılarının kardiyovasküler hastalıkları ve buna bağlı ölümleri artırdığı iddiası peş peşe gelen araştırmalarla yalanlanırken, bu çalışma buna yol açanın enfeksiyonun ta kendisi olduğunu söylüyor.
Herhangi bir tür Covid-19 enfeksiyonu geçirenlerin, teşhisten sonraki üç yıla kadar kalp krizi, felç ve ölüm gibi büyük bir kardiyak olay geçirme olasılığının iki kat daha fazla olduğunu bulundu. Risk, Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırılan hastalar (ağır geçirenler) için önemli ölçüde daha yüksekti. Hatta enfeksiyon, hastaların daha önce var olan bir kalp hastalığından da etkiliydi.
0 kan grubu daha az etkileniyor
İleri genetik analizler kan grubu 0 olmayanların (A, B veya AB) Covid-19 sonrası olumsuz bir kardiyovasküler olay yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu da ortaya koydu. Kan grubuyla enfeksiyon arasındaki ilişki, virüs ile kan grubunu belirleyen genetik kodun arasında olası bir etkileşim olduğunu gösteriyor. Daha önce yapılan başka araştırmalar, A, B ve AB kan grubuna sahip kişilerin Covid-19’a yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu da göstermişti. Yüz kişiden yaklaşık yüzde 30’u 0 kan grubuna sahip.
Çalışma, Arteriosclerosis Thrombosis and Vascular Biology dergisinde (https://www.ahajournals.org/doi/10.1161/ATVBAHA.124.321001 ) yayınlandı.
Son verileri yorumlayan araştırmacılar, bir milyardan fazla insanın Covid-19 geçirdiğini, kalp krizi, felç, ölüm riskinin üç yıl boyunca azalmadığını bu nedenle de kardiyovasküler hastalıkta artış beklendiğini söyledi.
Kalp damar hastalarında risk 12 kat artıyor
Araştırmayı değerlendiren Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi, enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Alpay Azap, şunları söyledi: “Aşılar kalp krizini artırıyor diye suçlanırken biz hep bunu söylemeye çalışıyorduk. Asıl bunu yapanın Covid-19 hastalığının, virüsünün kendisi olduğunu anlatmaya çalıştık. Bir kez daha anlaşıldı ki aşılar bu riski azaltan koruyucu önlemler aslında.”
Covid-19 enfeksiyonu sırasında, başka bazı enfeksiyonlarda olduğu gibi bağışıklık sistemi bazen aşırı yanıt veriyor. Bu süreç kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırıyor. Dolayısıyla zaten damar darlığı, damar kireçlenmeleri (ateroskleroz) olan hastalarda kalp krizi ve felce sebep olabiliyor.
Azap, bu çalışmanın ilginç yanının, enfeksiyonun geçirilmesinin üzerinden üç yıl sonra bile kalp krizi ve felç etkisinin devam etmesi olduğunu söyledi.
Buna daha önce kalp ve damar hastalığı bulunmayanlar da dahil. Daha önce kalp damar hastalığı tanısı olanlarda enfeksiyon riski 12 kat artırırken, olmayanlarda yedi kat artıyor.
Bunun sebebi henüz çok net değil. Ama virüsün (SARS-CoV-2) vücudun bağışıklık sistemini çok uyardığı ve akut dönemde kanın pıhtılaşmasını kolaylaştırdığı biliniyor. Ayrıca damarların iç yüzeyini döşeyen hücreleri de tutabiliyor. Hatta plaklar varsa oraya da yerleşebiliyor.
Azap burada da bağışıklık sistemini uyarmaya devam ettiğini anlattı: “Teorik olarak bağışıklık sisteminin damarı döşeyen hücrelerle, plaklarla uğraştığını ve onların büyümesine ve tıkanıklığa sebep olabileceğini zaten düşünüyorduk. Bunu gösteren bir takım ön bulgular da vardı. ‘Bunun klinik olarak bir sonucu da var mı?’ sorusunun yanıtı bu çalışmayla geldi. Dolayısıyla Covid bizim daha önceden gördüğümüz solunum yolu virüslerinden oldukça farklı olduğunu her vesileyle ispatlıyor.“
Uzamış Covid
Covid-19 enfeksiyonunu geçirenlerin yüzde 10’unda uzamış Covid gelişiyor. Enfeksiyon atlatılsa da uykusuzluk, konsantrasyon güçlüğü, nefesle ilgili sorunlara bağlı halsizlik, bitkinlik, yaygın kas ağrılarına yol açıyor.
Azap yeni araştırmanın virüsün bir başka etkisini net ortaya koyduğunu söyledi: “Kalp damar sağlığını da etkileyen bir virüs bu artık. Covid-19’un bütün komplikasyonları enfeksiyonu ağır geçirenlerde daha belirgin ve sık.”
‘Viral bir hastalık kalp ve damar sağlığını bozuyor‘
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi virolog Prof. Dr. Selim Badur, halen yaklaşık 60 insanın uzamış Covid yaşadığını söyledi. Bunların içinde kardiyolojik sorunları bulunanlar da var.
Covid-19’un kalp kasını, zarını tuttuğu, aritmelere yol açtığı biliniyor. Ayrıca var olan kardiyovasküler hastalıkları belirgin derecede artırıyor.
Covid öncesi dönemde kardiyolojik sorun sıklığı yüz binde 1-10 kadarken, Covid sonrası yüz binde 150-400’e çıktığını belirten Badur, şöyle devam etti: “Zaman geçtikçe Covid-19’un akciğer ve solunum sistemine yaptığı zararların dışında, ciddi olarak kardiyovasküler sistem tutulumu ve sorunlarına yol açtığı ortaya çıkıyor. Bir viral hastalık direkt olarak kardiyak sorunlara yol açıyor.”
Bağışıklık sisteminin iyi çalışması gerekli elbette. Ancak abartılı çalışması halinde inflamasyon yapıyor ve zarar veriyor.
‘Onkovirüsler kanserlere yol açabiliyor’
Badur şöyle dedi: “Kalp sorunlarının yarısı inflamasyonla bağlantılıysa, diğer yarısı da bu virüsün kalp kası hücrelerini doğrudan enfekte etmesinden kaynaklanıyor.”
Bazı virüsler ‘onkovirüs’ler. Bunlar viral hastalık yapmakla kaymıyor, kanserlere yol açabiliyor. HPV, hepatitler, Epstein-Barr virüsleri gibi.
Covid-19’un da bu virüsler gibi, kardiyolojik sorunlar yarattığının anlaşıldığını belirten Badur, “Hatta ilk sırada yer alanlardan biri olacaktır” dedi.
Güncel aşı yok, kişisel önlemler şart!
Tüm bu olumsuzluklardan korunmak için Covid-19’a yakalanmamak lazım. Ancak virüs çok bulaşıcı. Kolay yakalanılıyor.
Şu anda dünyada dördüncü Covid aşısı uygulanıyor. Türkiye’de hala ilk virüs olan Wuhan suşuyla yapılmış aşı var. Bu aşı dolaşımdaki yeni virüslere karşı etkili değil. Sağlık Bakanlığı’nın programında güncel aşıların alınmasıyla ilgili plan, program yok. Lafı dahi edilmiyor.
Azap “Risk grubunda yer alan ileri yaştakiler, bağışıklık sistemi baskılananlar, kronik hastalığı bulunanların aşının güncel formuyla aşılanmasını kuvvetle öneriyoruz” dedi.
Aşı olmadığına göre kişisel önlemler almak gerekiyor. Risk grubundakilerin özellikle kapalı ortamlardan uzak durması, maske takması, mesafe ve havalandırmaya özen göstermesi bulaşma riskini azaltıyor.