Bakanlıkları ve diğer kamu kuruluşlarını geçelim. Alışveriş merkezlerinde, hastanelerde, otellerde, bankalarda her gün onlarca kez temas ettiğimiz güvenlik noktaları ve görevlileri; eğitim kurumlarında neden yok?
Bugün gelinen noktada, devlet okullarında da güvenliğin bir kamusal ihtiyaç haline geldiğini görüyoruz. Özel okullar, mimarisi ve yapıları gereği bu güvenliği zaten içlerinde barındırmakta.
Ancak devlet okullarındaki güvenlik sorunu, CHP’nin önerisinde olduğu gibi her okula bir güvenlik görevlisinin konumlandırılmasıyla mı çözülür, orası pek net değil. Caydırıcılık unsuru taşıyacağı kaçınılmaz olsa da 14 yaşındaki bir öğrencinin okulunu silah basarak öğrenci ve öğretmenleri yaşamına son verebilmesine yol açan birden fazla nedeni ve bunların ardındaki sorunları kararlı bir iradeyle ele alıp çözmeyi düşünmezseniz, her okula bir değil 10 güvenlik görevlisi koysanız, sorunu tamamen çözmüş olmazsınız.
Tam da bu nedenle bu konunun siyaset üstü olduğunu ya da “siyasi olmadığını” söyleyen herkes, aslında sorumluluktan kurtulmak istiyor. Çünkü Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılar, farklı etkenlerin yanısıra, kaçınılmaz olarak politik tercihlerin inşa ettiği bir iklimde gerçekleşti.