“Olağan”lığı, toplumun hiç olmadığı kadar güçlü bir muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu olağanüstü dönemle ironik bir karşıtlık oluştursa da, CHP kurultayı, baskıcı rejimlerin sergileyebileceği her türlü hukuksuzluğun yaşandığı şu günlerde, yaşamsal ve tarihsel anlamlar taşıyordu.
-di’li geçmiş zaman kipi kullandığım için üzgünüm.
Ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ağırlıklı olarak “savunma” çizgisinde kalan kurultay konuşmasının içeriği, bu fırsatın kaçırıldığından başkasını söyleme imkânı vermiyor.
Meclis’te her salı yapılan grup toplantısında, yahut seçim mitinglerindeki konuşmalardan “işte budur” denilecek ayırıcı bir özelliği bulunmayan konuşma, parti tabanı ile o tabanın ölçeğini, derinliğini aşan toplumsal muhalefetin tansiyon ve beklentilerini yansıtmaktan uzaktı. Kişisel yorumumun ötesinde, bu uzaklığı, salondaki gergin ve hayal kırıklığına uğramış yüzlerden okumak da zor değildi.