İki “flaş” gelişme dün peşi peşine yaşandı:
– Önce 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamındaki “TOKİ” dosyasında 60 kişi hakkında takipsizlik kararı çıktı.
Ki bu karar, istifa eden eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar ile işadamı Ali Ağaoğlu’nun da aralarında yer aldığı 60 kişinin yargılanmayacağı anlamına geliyor.
– Ardından HSYK, bu soruşturmaları -görevden el çektirilmeden önce- başlatıp yürüten savcılar; Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ile operasyonda şüphelilerin mal varlıklarına el konulması kararı veren yargıç Süleyman Karaçöl hakkında soruşturma açılmasına karar verdi
AKP hükümetinin 17 Aralık operasyonunun “rövanşını” güçlü bir biçimde alacağı, bunun için de yerel seçim sonrasını beklediği zaten konuşuluyordu. 30 Mart öncesi, yolsuzluk soruşturmalarına konu bakanlarla ilgili “soruşturma komisyonu” kurulmasını isteyerek “ön alan” hükümet, bu girişimle “zaman kazanma” taktiği de güttü.
Amacın komisyon oluşturulup çalışma zamanı geldiğinde, konuşacak, tartışacak, müzakere edecek ve sonuca bağlayacak bir şey bırakmamak, “içeriği boşaltmak” olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Yani önce paraları, ardından hâkimlerin, savcıların, polis şeflerinin itibarını, en sonunda da “fezleke”nin içeriğini “sıfırlayarak” dosyaları kapatmak.