Unutmamalı ki, Suriyeli mağdur sığınmacılara her türlü haksızlığın reva görüldüğü bir zemindeyiz. Bir yanda sanayilerde sosyal güvenlikten yoksun yarı fiyatına çalışanları var; diğer yanda sınır illerinde Türkler üzerinden işletme kiralayıp zenginleşenleri. Bu “adaleti tutturmanın” zor olduğu bir mevzu.
Lakin, “İstemiyoruz, gitsinler” diyerek olmaz. Türkiye’de kimilerinin dile getirdiği üzere “Hayat Suriyelilerin önemli bir kısmına güzel” değil. Olsa olsa “AKP’nin cihatçılarına güzel” olabilir.
Doğal afetler değilse, insani krizler siyasi tasarrufların ürünüdür. Salt göz yaşartan hümanizmayla çözülemez, yahut her kaygı belirtene “sen ırkçısın” denilerek “tersine ırkçılık” yaratma tehlikesi yüklü “ahlaki üstünlük” saçan hışımla da…
***
Siyasal İslamcı iktidar sayesinde artık daha tehlikeli bir hattayız. Zira böyle durumlarda zaten işleyen “negatif milliyetçilik”, “ötekileştirme” için daha uygun zemin yarattılar.