Cengiz Çandar: Ortada 'çözüm süreci' değil 'çatışmasızlık' hali var, o da bozulmayacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Peki, eşanlamlı kullanılan ‘Barış Süreci’ ve ‘Çözüm Süreci’, Lice’yle birlikte son mu bulacak?

Niye bulsun? Zaten, aslında ortada bir ‘Çözüm Süreci’nden ziyade bir ‘çatışmasızlık hali’ var. O da ancak ya AKP iktidarının ya da Öcalan’ın kararıyla sona erebilir. Öcalan, 1999’da ‘silahlı mücadele’ye son vermişti, 1 Haziran 2004’te onun kararı ile yeniden başladı. Daha sonra, uzun süren ‘çatışmasızlık’ haline ise 12 Temmuz 2011’de ‘Silvan bahanesi’ ve ‘PKK’nın görüşme masasını devirdiği’ gerekçesi ile ‘devlet’ ya da AKP iktidarı son vermişti.

Abdullah Öcalan’ın önceki günkü açıklaması ‘çatışmasızlık durumu’na ‘mutlak saygı gösterilmeli’ çağrısı. ‘Çatışmasızlık’ durumunun sona ermesinde, Musul’un IŞİD tarafından ele geçirildiği, ‘Güney’de ve de ‘Batı’da yani ‘Rojava’da askeri-siyasi dengelerin değişebileceği bir ortamda, şu günlerde Kürt tarafının hiçbir çıkarı yok.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri arefesindeki AKP iktidarının da olmaması gerekir.

Musul’daki yeni durum, Irak ve Suriye’deki gelişmeler ve Türkiye’deki Kürt sorununa yansımaları üzerinde durmaya önümüzdeki yazılarımızda devam edeceğiz.

Cengiz Çandar’ın yazısı