Tarihi devamlılık konusunu, istediği gibi eğip bükme konusunda, Erdoğan ya da AKP “pragmatizmi”nin eline kolay su dökülmez gerçekten.
Erdoğan, onca yıl, Refah Partisi’nin en alt kademelerinden başlayarak, gençlik kolları başkanlığı, İstanbul il başkanlığı ve İstanbul Belediye Başkanlığı gibi duraklarından geçtiği, siyaset ömrünün yarısından fazlasında kendisine liderlik yapmış Necmettin Erbakan’ı atlayıp, kendisini Adnan Menderes ve Turgut Özal’ın tarihi devamı olarak sunmaya özen gösterdi.
“Atatürk’ün halefi” olmak ne ki, “hedefi” 2023’ün ötesine 2071’e kadar uzatıp çekerek ve ismini her vesilede anarak,
bir yandan da “Alparslan’ın halefi” gibi anılmaya niyetli sanki.
“Türklerin 2000 yıllık tarihlerinde ilk kez liderlerini seçmiş olduğunu” vurguladığı noktada, hepsini, herkesi bir yana
bırakarak, bir bakıma, “tarihi kendisiyle başlatmış” da oluyor.