Cenevre-III’ün de Staffan de Mistura tarafından 25 Şubat’a ertelenmesinin (belki hiç toplanamayacak) arkasında Halep çevresindeki gelişmeler vardı. Rusya ve onun hava saldırılarının desteği altındaki Suriye rejim ordusu, Türkiye-S.Arabistan-Katar üçlüsünün desteği altındaki muhalefetin altından halıyı –savaş alanında- çektiler.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Cenevre-III’te Putin ve Lavrov’un tuzağına düştüğü ve Rusya’nın, müzakere masasında ABD ile birlikteyken, Halep çevresinde rejime avantaj sağlamakta olduğuna dikkat çekiliyor.
Halep’te gelinen son nokta ile, Cenevre-III türü bir ‘diplomatik çözüm girişimi’nin artık çok zor olduğu üzerinde duruluyor. Zira, Cenevre-III’e gelen rejim muhalefeti, belki, pek yakında ortada kalamayacak kadar tehdit altında.
AKP iktidarının izlediği Suriye politikasında, bu gidişle ‘tüm kartlar’ elinden alınmış olacak. Adeta, Türkiye’nin elinde savaşa dalmaktan başka ‘koz’ bırakılmamış olacak.