Bölgede siyasetin algılanması da Türkiye genelindeki algının çok ötesinde bir yerde. Örneğin AKP Genel Başkanlığı’na Binali mi gelmiş milyonali mi gelmiş hiç kimsenin umurlarında değil. Yeni Bakanlar Kurulu’nda kimlerin olacağını hiç merak etmiyorlar.
Çünkü AKP’den, düzen partilerinden hiçbir umutları kalmamış. Yalnız HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda CHP’lilere çok kızgınlar. Neredeyse herkesin yaklaşımı birbirine benziyor: “CHP zaten buraya gelip rapor yazmaktan başka hiçbir şey yapmadı. Artık gelip rapor da yazamayacaklar.”
Yani artık CHP’liler nadir olarak gittikleri bölgede “Yahu bu zamana kadar neredeydiniz, neden bu kadar geç kaldınız?” sorusuyla bile karşılanmayacaklar.
Bölge insanları yaşadıkları travmayı henüz atlatamamış. Çünkü hala yaşanılan yıkımlı, ölümlü bir sürecin içindeler. Ama geçen zaman içersinde yaşananları damıttıkça hendeklerden, barikatlardan ‘kahramanlık öyküleri’ çıkarmaya başlamışlar.
Kürtler süreç içersinde yarın başlarına ne geleceğinden emin değiller, şimdilik geleceğe daha ‘eğreti’ bakıyorlar ama bölgede devletin duruşu da bir o kadar ‘eğreti’ görünüyor.