Gözlerinin önünde paradan başka bir şey görmeyen iktidar uyarılara hiç kulak asmadı.
Çevreciler “Bir avuç bozguncu”, bilim insanları ise “Onlara mı soracağız” söylemleriyle itilip kakıldı.
Oysa şimdi anlaşılıyor ki böyle bir facianın yaşanması zaten neredeyse kesinmiş.
Çok değil iki yıl kadar önce yaşanan siyanür borusunun patlaması da ders olmamış, üstüne üstlük şirketin madeni üç kat daha büyütmesine izin verilmiş.
Bugün İstanbul’a belediye başkan adayı yapılan Murat Kurum çevre bakanı sıfatıyla madenin büyütülmesi ve yığma atık dağı oluşturulmasına “ÇED raporuna gerek yoktur” diyerek onay bile vermiş.
Yüzde 20’si Çalık’a yüzde 80’i bir Amerika/Kanada şirketine ait olan madenin vergi borcu bile silinmiş, önü açılmış.
Bunların hepsini gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada duydunuz öğrendiniz.
Diyorum ki; “Bütün bunları biliyoruz artık ve yüksek sesle tartışmanın çok da anlamı yok çünkü tehlike çok daha büyük.”