Peki, bu ortamda Brüksel’de ne olabilir? Şekil bakımından, herhalde her şey diplomatik nezaket çerçevesinde cereyan edecek. Tabii tek öngörülemeyecek olan Başbakan’ın fevri karakteri. Ancak Erdoğan’ın, bir ‘one minute’ olayının tekrarının Türkiye’yi hem siyaseten hem ekonomik bakımdan ne kadar sıkıntıya sokacağının bilincinde olduğuna inanmak istiyorum… Esasa gelince, Başbakan herhalde daha ziyade AB hedefine bağlılığımızı teyit eden sözler söyleyecek… Karşı taraf ise esas itibariyle Erdoğan’ı nazik bir şekilde dinlemekle yetinecek… Yani Brüksel’de bir nevi sağırlar diyalogu dışında fazla bir şey olmayacak.