Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 2014 yılında Dünya Mirası Listesi’ne alınan Bergama Antik Kenti’nde 2 bin 500 yıllık sur duvarları bulundu.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nün Bergama Antik Kenti’ni çevreleyen Selinos Deresi’nde yürüttüğü restorasyon, temizlik ve araştırma çalışmaları kapsamında taş duvarlara ulaşıldı. Bergama Müze Müdürlüğü uzmanlarının incelemesinde, yaklaşık 4-5 metre yükseklikteki sur duvarlarının milattan önce 5’inci yüzyılda kenti saldırılara karşı korumak amacıyla yapıldığı tespit edildi.
AA muhabirine konuşan müze müdürü Nilgün Ustura, Selinos Antik Kanal Projesi kapsamında, 1,5 kilometrelik hatta yeni buluntular elde edildiğini aktardı.
Sur duvarlarının dönemin özelliğini yansıtan ‘polygonal’ sistemiyle örüldüğünü beliren Ustura, şöyle konuştu:
“Antik Selinos Kanalı Restorasyon Projesi çok uzun soluklu bir çalışma. 5 Şubat 2021’de başlayan bu proje bize arkeolojik veriler sunuyor. Bu da çok önemli tarihsel çıkarımları beraberinde getiriyor. Milattan önce 2’nci yüzyılda yapıldığını düşündüğümüz sur duvarlarının daha erken döneme ait olduğunu tespit ettik. Milattan önce 2’nci yüzyılda 4 kilometre uzunluğunda sur duvarlarından söz ederken şimdi milattan önce 5. yüzyıla dayanan polygonal tipteki duvarları görüyoruz. Bu duvarların Antik Selinos Nehri’ne indiğini ve savunma amaçlı yapıldığını tahmin ediyoruz.”
‘Ekonomik gücü gösteriyor’
Sur duvarlarının erken dönemdeki nitelikli mimari çalışmanın bir ürünü olduğunu ifade eden Ustura, “Ulaştığımız surlar sosyolojik ve ekonomik gücü de gösteriyor. Surları ne kadar güçlü yaparsanız kent de o kadar güçlü olur. Surları, kente giriş ve çıkışların kontrol altına alındığı mimari eser olarak görüyoruz” dedi.
Pergamon Tepesi’ndeki Akropol’de ilk yerleşim izlerinin milattan önce 7-6’ncı yüzyıla dayandığı antik kentin, dünyanın her yerinden ziyaretçi çeken kalıntıları, Anadolu’nun eşsiz tarihi hazinesini anlatıyor. Saray, kale kapısı, Athena kutsal alanı, kütüphane, tiyatro, tapınaklar, surlardan günümüze kalan sütun ve yapıları, Helenistik Dönem’in en gösterişli yerlerinden olarak gösteriliyor.