Atatürk’ün ünlü sözünün adaptasyonu, eski ABD Büyükelçisi Ricciardione’den.
Bir ihtimal, yine bir Amerikan emperyalist saldırısı karşısında olabiliriz. Diğer ihtimal de, adamın doğru tespit yapmış olması. Anlamak için, önce Türkiye’nin yurtta stresli olup olmadığını görelim ve Erdoğan rejiminin hangi çözümleri niçin istediğine bakalım, sonra da aynı şeyi cihanda yaparız.
Haber bültenlerini dinlerseniz, “yurtta stressiz kesim kalmadı” diye bir tablo ortaya çıkıyor.
Stres tablosu çok geniş: AKP’nin temsil ettiği vahşi kapitalizmin, iş kazalarında insanları sinek gibi öldürmesi sorunu. Silahsız ve saldırısız gösteri yapanların insan hakları sorunu. Tarım alanlarının ve kentlerin yağmalanması sorunu. Üniversite sorunu. Yolsuzluk sorununu fazlaca malum diye yazmayacaktım ama, Adli Tıp’tan tapelerin gerçek olduğu doğrulandı.
Erdoğan’dan önümüzdeki günlerde de şöyle bir şeyler söylemesini beklemekteyim: ‘Amerikan Kongre binası ile Vatikan’daki Sen Piyer Kilisesi. Bunlar kubbeli. Ne demek kubbeli? Birincisinin yerinde eskiden büyük bir cami olduğunu tespit ettik. İkincisi ise, İtalya kıyılarını vuran Fatih’in korkusundan yaptıkları caminin kiliseye çevrilmişi. Bunlar hep belgeli olarak elimizde. Görüşme halindeyiz. TOKİ hazır. Yeter ki izin versinler, iki binayı da orijinal haline tahvil edeceğiz, halka açacağız. Yakışır.’