Erdoğan, siyasi yaşamında demokrasinin bütün imkânlarını kullandı. Ancak tam 30 yıl önce olduğu gibi kaybettiği seçimlerin sonuçlarına hiç saygı duymadı.
Beyoğlu seçimlerinde “Okmeydanı’nda faaliyet gösteren ve başarılı olan çarşaflı kardeşlerimizin, İstiklal Caddesi’nde ya da Cihangir, Tophane gibi semtlerde aynı ölçüde başarılı olması mümkün değil. Dolayısıyla o bölgelerde başı açık kardeşlerimizi görevlendirdik. Keza aynı düşüncelerle, sakallı şalvarlı kardeşlerimizin mezkür bölgelere çıkaracağımız konvoylarda yer almamasını söyledik” diyecek kadar takıyyeciydi.
Esasında 31 Mart seçimleri iktidara bağımlı hale gelen Erdoğan’a bir yumuşak iniş fırsatı sunmuştu. 6 Mayıs YSK darbesi ise bu fırsatı ortadan kaldırdı. Yükselen “seçim tanımayan Erdoğan” seslerine bakınca, 6 Mayıs’ı belki de “Erdoğan’ın Saddamlaştırılmasının başlangıcı” olarak hatırlayacağız.