1 Kasım seçimlerinde MHP’nin aldığı oyun ardından son dönemdeki tutumu sıklıkla eleştirilen ve istifa edeceği yönünde söylentiler konuşulmaya başlayan MHP lideri Devlet Bahçeli, “Kıvançla söylüyorum, karanlık kampanyalara rağmen üç hilale oy veren 5,5 milyonu aşkın milli ve yiğit kardeşe sahibim ve iftihar ediyorum” dedi.
Klasikleşen Twitter mesaisinde seçim sonuçlarını ve oluşan atmosferi değerlendiren Bahçeli, kendisi ve partisiyle ilgili değerlendirmeleri ‘hayret ve tebessümle’ takip ettiğini belirtti.

Seçim sonrası yaşanan tartışmalar ‘doğal’
7 Haziran seçimlerinin ardından partisine gelen koalisyon tekliflerini reddetmesine yönelik eleştirilere, “Bugün olsa, yine olsa, PKK’nın 10 maddesine evet diyenlerin tüm tezgah ve oyunlarına yine hayır derim, demeye de devam edeceğim” yanıtını veren Bahçeli, seçim sonrası yaşanan tartışmaları oldukça ‘doğal’ bulduğunu ifade etti.
Kronik MHP hasımları hemen başını kaldırıyor
Bahçeli, şöyle devam etti:
“Ekranlardan seslenen turunçgilleri, yatlarda keyif çatan ve gazete köşelerinde yer tutmuş zavallıları da tesadüfen görüyor, izliyorum. Kronik MHP hasımları hemen başını kaldırıyor. Bunların sicillerini kurcalasak hepsinde farklı ton ve renklerde Türk düşmanlığı çıkar.
BOP’a evet desem, küresel ablukaya ses çıkarmasaydım benden iyisi olmazdı. Harama göz yumsam, hıyanete göz kırpsaydım baş tacı edilirdim. Ya da çözülme dediklerinde durmayın daha da çözün, bölün, Türklüğü yok edin, Türkiye’yi parçalayın deseydim el üstünde tutulurdum.
Türk milletini 36’ya ayırdıklarında ‘Yetmez ama evet’; milliyetçiliği ayaklar altına aldıklarında ‘Hayaldi gerçek oldu’ deseydim mesele olmazdı. Hatırlatırım ki; inandıklarımdan hiç taviz vermedim. Eğilmedim, bükülmedim, eyyamcılığa, entrikacılara, saray dalkavuklarına eyvallah etmedim.
Kim ne söylerse söylesin, ilkelerime sonuna kadar bağlıyım; bize umut bağlamış mazlum milyonlara hem vefa, hem gönül borcumun farkındayım. Bizi görmek isteyen yüzdelere değil yüzlerden hilal gibi parlayan nurlu çehrelere baksınlar. Biz kutularda değil, Türklüğün kutbundayız.
Ne ABD’den çekinir, ne AB’den ürkeriz. Ne sarayın tuzaklarından, ne de komplocu ak trollere aldanırız. Biz işimize ve yolumuza bakarız.
Türk milletinin yoluna baş koydum. Baş vermem, geri adım atmam. Duvarlar dikilse de karşıma aşarım, hendekler kazılsa da önüme geçerim. İmanımdan nasıl şüphe etmiyorsam, ülkülerimin şafağına, ülkemin mutlu ve huzurlu yarınlara ulaşacağından da o denli şüphe etmiyorum. Bir amacın başarı limitini inanç belirler. Bu inanç, bu başarma azmi, düştüğü yerden kalkıp kızıl elmanın lezzetini tatma arzusu bizde vardır.
Şimdi tekrar söylüyorum; serçe kuşu dağdan kalksa ne yazar, tavşan dağa küsse, karınca file diklense ne kazanır! Her şeyi görüp yaşayacağız.”