Ayşe Yıldırım: Kılıçdaroğlu sekiz yıl önce yollara düşerek eleştirdiği adalete ne oldu da bugün güvenir hale geldi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

2017 yılında adalet için 25 günde 420 kilometrelik yol yürüyen ve “Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir” diyen Kılıçdaroğlu, sekiz yıl önce yollara düşerek eleştirdiği adalete ne oldu da bugün güvenir hale geldi?

Kılıçdaroğlu‘nun, Saray‘ın yargı eliyle CHP’yi dolayısıyla Türkiye siyasetini dizayn etme çabası içinde olduğunu bilmeyecek kadar deneyimsiz bir siyasetçi olduğunu düşünmek de herhalde saflık olur.

Yaklaşımını kendisini genel başkanlık koltuğundan indiren ekipten ‘intikam’ almak gibi ilkel bir duyguyla açıklamak da doğru olmasa gerek.

O halde “Bu davada partiyi tartıştırmamak için ifadeye gitmedim” deyip kamuoyunda gece gündüz tartışılır hale getirmesinin nedeni nasıl açıklanabilir?

Sahi neden Özgür Özel ile konuşmak için ‘mahkemenin kararının çıkmasını beklemeyi’ tercih ediyor Kılıçdaroğlu?

O mahkemeden ne karar çıkacağını ve ne zaman çıkacağını biliyor olamaz herhalde.

O karara kadar partinin kamuoyunda tartışılmasına izin mi verecek?

Onlarca soru eklenebilir Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına ‘siyaset’ yapma tarzına.

Bu kadar çok soru havada asılıyken, kendisinin 13 yıl genel başkanlık yaptığı CHP’ye yargı eliyle operasyon çekilirken Kılıçdaroğlu‘nun “Medyada benimle ilgili yapılan yorumlara şaşırıyorum” deme hakkı olmasa gerek.

Mesele sadece bir partiyi kimin yönettiğinden çok daha fazlası.

Mesele demokrasi, hukuk ve özgürlükler mücadelesi.

Kılıçdaroğlu kendisinden önce genel başkanlık yapmış Hikmet Çetin, Altan Öymen ve Murat Karayalçın’ın “Özgür Özel’in yanında dimdik durma” çağrısına vereceği yanıtla tarihteki yerini de belirleyecek.

Ayşe Yıldırım’ın yazısı