Aydın Engin: IŞİD kafa keserken yeni Dışişleri Bakanı Şii vurgusu yapabiliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ve o sırada…  Bir kafa daha kesiliyor… Bir bebek daha ölüyor… Bir gelin daha ağlıyor…

Ve o sırada…  Çiçeği burnunda Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu konuşuyor: “Irak ordusu tamamen, yüzde 95’in üzerinde bir mezhebe (Şii demek istiyor-AE) dayalı bir ordu. Dolayısıyla bunlara verilecek silahların nereye gideceğinin kontrolü söz konusu olmayabilir… (…) Bu bölgeye giden silahlar terör örgütlerinin, PKK’nin eline geçmemelidir. Biz de bu konudaki hassasiyetlerimizi dile getirdik…”

Ve o sırada…  Cumhuriyet savcıları yayın yasağı konan silah yüklü TIR’larla ilgili yanılıp kalem oynatmaya kalkan gazeteci izi sürüyorlar. Gazeteci, “O TIR’larda silah vardı. İnsani yardım malzemesi diye yalan söylediniz. Baktınız olmuyor, yayın yasağı getirdiniz” diye yazacak ama eli titriyor… O TIR’larda silah olduğu gerçeğini ortaya çıkaran gencecik, ama iyi haberci meslektaşım Fatih Yağmur çoktan kapının önüne kondu. İşsizliğin kavurucu baskısı altında, ama mesleğini iyi yapmanın övüncüyle yaşıyor. Övünç karın doyurmuyor…

O TIR’lardaki silahların kime gittiği yayın yasağı örtüsünün altında gün ışığı görmüyor. Sonra kalkıp “Irak ordusuna silah veririz, ama ya o silahlar PKK’nin eline geçerse” diyebiliyorsunuz.

Ve o sırada…  Yani sizler konuşur, konuşur, konuşurken IŞİD çetelerine karşı sadece Kürtlerin savaştığını ve o Kürt savaşçıların büyük ağırlığını PKK’lilerin oluşturduğunu ve o PKK’lilerin yarısından çoğunu dal gibi genç kadınlar olduğunu biliyoruz…

Aydın Engin’in yazısı