Böylesine bir güç, Cizre’de üst katları çökmüş, suyu, elektriği çoktan kesilmiş bir binanın bodrumuna sıkışıp kalmış, bu satırlar yazılırken içlerinden altısı artık yaşamayan, yaşayanlarının direnme gücü kalmamış insanları oradan çekip alamıyorsa zaten “Biz bu işi beceremiyoruz arkadaş” deyip dükkânı kapatsınlar…
Ya peki bir başka kirli ve kanlı hesapla ‘Cizre’deki bodrumu’ sürekli gündemde tutmak, güvenlik siyaseti denen özünde şiddeti siyasal mücadele yöntemi seçenlerle mücadeleyi değil, bir halkı, bu ülkenin yurttaşlarından oluşan bir halkı ezmeyi, diz çöktürmeyi, pes ettirmeyi, taleplerinden vazgeçirmeyi hedefleyen sefil bir siyasete malzeme kılmak isteniyorsa?..
…Cizre muammasını aydınlığa çıkarmadan bu ülkede demokratım, yurtseverim, hukuku savunuyorum demek mümkün değil.
Cizre’yi bir muammaya çevirenlerin demagoji, yalan ve psikolojik harekât yöntemlerine başvurmadan verebilecekleri bir cevap var mı?