Kürt siyasal hareketinden sonra saldırının ağırlığının ‘akademi’ye yönelmesi şaşırtıcı değil. Türkiye’de ve dünyada iktidarların demokrasinin ırzına geçecek ya da halk kitlelerini daha da yoksullaştıracak ya da özgürlükleri boğacak adımlarına karşı ilk ses, ilk itiraz her zaman üniversitelerden yükseldi.
O yüzden saldırı şimdi üniversitelere yöneldi. Henüz bitmedi de. Boyun eğmeyen, diz çökmeyen, “Buradayız, bir yere gitmiyoruz” diyenler de bu saldırıdan er geç pay alacaklar.
Peki, sıra kimde ve nerede?
Bence medyada… Ondan da sonra sıra meslek odalarına, sendikalara gelecek.
Ama yine de…
Yine de susturalamayan birkaç kale var. Basılı medyada işte Cumhuriyet, işte Birgün, işte Evrensel.
Üstelik elektronik iletişimde çağ atlanıyor. Haber siteleri içinde teslim olmayan kaleler var. İşte gözağrım T24, işte Diken, işte Duvar. Dahası internet üstünden yayın yapan görsel medya var.