Aydemir Güler: Cumhuriyetçilik ancak bilinçli biçimde emekçileşerek yoluna devam edebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

1 Mayıs’ın Cumhuriyetçilerin gündeminde tuttuğu yer genişlememektedir. “İktidardayız” algısı umutsuzca direnmekte, geniş kesimler mezarlıkta ıslık çalmayı mücadeleye atılmaktan daha konforlu saymaktadır!

Ama burada sadece konformist bir direniş söz konusu değildir. Cumhuriyetin yaşadığı yıkımı rastlantısal veya dışsal faktörlere bağlamak mı, sınıfsallıkla yüzleşmek için gerekli cesareti göstermek mi? İkilem budur. 

Yaşanan karşıdevrim, Ortaçağ’dan hasbelkader çıkagelen tarikatların eseriyse veya AKP emperyalistlerin bir projesinden ibaretse, Cumhuriyetçilik ile 1 Mayıs arasında bir bağ kurulmasının gereği de yoktur. Ama Cumhuriyet doğrudan egemen burjuva sınıfın -elbette dinci gericilik ve emperyalizm ile kol kola girerek- örgütlediği bir saldırıda yenilgiye uğradıysa, o zaman eski konumlanış masaya yatırılmak zorundadır. Bu durumda Cumhuriyetçilik ancak bilinçli biçimde solculaşarak, emekçileşerek yoluna devam edebilir. Türkiye solculuğunun ağırlıklı damarı ise zaten tarihsel olarak Cumhuriyet devrimini, gerisine düşmeyi asla kabul etmeyeceği zemin saymaktadır.

Aydemir Güler’in yazısı