Kuşkusuz AKP rejimine ne denebileceği bir yana, 29 Ekimlerde sokaklara, alanlara çıkan insanların zihninde pozitif bir Cumhuriyet algısı yerli yerinde duruyor. Büyük çoğunluk artık bunun gerçekliğe denk düşmediğinin de ayırdında…
Önümüzdeki günlerde büyük kalabalıklar olarak bir kez daha kendini gösterecek olan bu “farkındalık”, bir mücadele örgütlenmesinin altyapısı olabilecekse çok büyük değer taşır. Ama buluşmaların bu işleve kanalize olması için politize edilmeleri, otuz yıla yaklaşan pop-arabesk eğlenti sınırlarının ötesine taşmaları da şarttır.
İçeriksiz eğlence, yaşanan yıkımı örten, 29 Ekim’in içerdiği anlamı bozan, çürüten bir işlem. Bu yolla, Cumhuriyeti erdem bellemiş ve gidişattan rahatsız milyonların farkındalığının mücadele dinamiğine dönüşmesinin önüne geçilmiş oldu.
Bir araya gelenler, tam ne kadar büyük bir potansiyeli temsil ettiklerini kavramak üzereyken enerjileri deşarj ediliyor ve evlerine geri yollanıyor. Hoş, 2026 Ekim’inin şu son günlerinde, ana muhalefetin imza attığı bu tür etkinlikleri kotaracak bir enerji bile bayağı azalmış görünüyor…
Halkı her görüşte elleri ayakları titreyen karşıdevrimciler ise rahatlıyor. Eğlence bittiğinde arife gününe geri dönülüyor…