Almanya, 2024 ev sahipliğini almak için oylama sürecine koydurduğu şartla ince düşünüp (!) yolumuza taş döşemiş oldu:
“Organizasyona aday ülkelerde demokrasi ve insan hakları standartlarının yeterli olup olmaması dikkate alınır.”
Bu madde ile oylamada tek kalmayı amaçladılar. Oysa spor tarihi, büyük spor organizasyonlarının gerçekleştirildiği ülkelerde – her türlü rejime rağmen – demokrasi ve insan hakları standartlarının geliştiğini gösterir. Hitler Almanyası’ndan, cunta Arjantini’ne, Güney Kore’den Sovyetler Birliği’ne, Japonya’dan Çin’e kadar spor, gittiği her yerde demokrasiyi ve insan haklarını yeşillendirmiştir.
Diyelim ki Almanların iddiası doğru… O zaman “daha çok demokrasi, daha çok özgürlük için” özellikle Türkiye’nin seçilmesi gerekmez mi?
Bir de Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’a karşı ırkçı kampanya var.
Unutmadık yani!