AKP’nin ‘özgül ağırlığı’ Bülent Arınç, 2010’daki anayasa değişikliği görüşmelerine HDP’nin selefi BDP’nin katılmadığını ve parti kapatmaları zorlaştıran maddenin geçmediğini söyledi. Arınç, oylamanın düzenlendiği gün sekiz AKP milletvekilinin katılmadığınıysa ‘unuttu.’

Arınç, DW Türkçe’den Can Bursalı’nın sorularını yanıtlarken HDP’ye ilişkin kapatma davasını değerlendirdi.
HDP’nin kapatılmasını ‘faydasız bulduğunu’ söyleyen Arınç, “Biz bunun (parti kapatma) tamamen ortadan kalkması için 2010 yılı referandumunda madde koydurduk. HDP kapatılmayı istediği için o tarihte oylamaya katılmadı” da dedi.
Arınç’ın gündeme getirdiği 3 Mayıs 2010’daki oylamada partisinin fire verdiğiniyse ‘gözden kaçırdı.’
AKP fire vermişti
O dönemde anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi için 330 oy gerekliydi ve AKP’nin Meclis başkanı dışında 335 milletvekili bulunuyordu.
Anayasa değişikliği görüşmeleri iki tur halinde yapıldığından, ilk tur görüşmelere BDP’li beş milletvekili oylamaya katılmıştı. 21 Nisan’daki ilk tur oylamasında 337 kabul oyu çıkmıştı. Bu oylar, Pervin Buldan, Sebahat Tuncel, Ayla Akat Ata, Hamit Geylani ve Bengi Yıldız’a aitti. Böylece AKP’nin bu görüşmede 332 vekille ‘evet’ oyu verdiği ortaya çıkmıştı.
Teklifin ikinci tur oylamasında ise AKP’nin toplam oyu 335’ti ve diğer maddeler 330’un üzerinde kalarak böylece referanduma götürülmüştü. Ancak parti kapatmaları zorlaştıran maddeye sıra gelince sekiz AKP’li fire vermiş ve madde 327 kabul oyuyla referanduma gitmeyerek düşmüştü. Hatta dönemin DP Milletvekili Mesut Yılmaz ile bağımsızlardan Mücahit Pehlivan, Seyyid Eyüboğlu, Zekai Özcan, Yaşar Öztürk’ün oylamaya katıldığı ve oylarının rengi bilinmediği için firenin 12 olabileceği dahi düşünülmüştü.
Dönemin başbakanı Erdoğan, oylama sonrası ‘milletvekillerinin hakları olan iradelerini kullandığını, yollarına kararlılıkla devam edeceklerini, paketi oylamayı sürdüreceklerini’ söylemişti.
Kabul edilmeyen madde
AKP’nin teklifinde parti kapatmaların zorlaştırılması amacıyla şu ifadeler yer almıştı: “Siyasi partiler hakkında kapatma davası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın talebi üzerine, TBMM’de grubu bulunan her siyasi partinin beşer üyeyle temsil edildiği komisyonun üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla vereceği izin üzerine açılacak dava sonucunda Anayasa Mahkemesi’nce kesin olarak karara bağlanacak. Partinin kapatılması durumunda kapatmaya beyan ve faaliyetleriyle neden olan üyeler için daha önce beş yıl olan siyasi yasak süresi üç yıla indirilecek. Siyasi partiler ile ilgili ‘temelli kapatma’ değil, ‘kapatma’ kararı verilecek. Kapatmanın önündeki ‘temelli’ sözcüğü kaldırılacak.”