Altan Öymen: Erdoğan, Köşk'e çıkarsa Anayasa'nın en temel kuralına uymayacağını ilan etti

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Şaka gibi geliyor ama, şu sırada Başbakanlığını da sürdürmekte olan cumhurbaşkanı adayının partisinin önceki günkü grup toplantısında yaptığı konuşmadan sonra durum son derece ciddidir:  Devletin ve milletin en yüksek makamına aday olan zat, partisinin grubundaki o konuşmadan sonra artık, o makamın–Anayasa’da yazılı- en temel kuralına uymayacağını ilan etmiştir.

Gerçi bunu yaparken, bir de ‘gerekçe’ öne sürmüştür, ‘Toplumda iki taraf var. Biri devlet, biri millet’ diyerek, seçilecek Cumhurbaşkanı’nın o iki taraftan sadece birinin yanında olması gerektiğini söylemiştir. Ama o gerekçe, gerekçesizlikten de beterdir. ‘Özrü kabahatinden de büyük’ denildiği gibi… Çünkü Cumhurbaşkanı adayı bununla, Anayasa’nın daha da önemli bir maddesini hiçe saymaktadır.

O madde Anayasa’nın 104’üncü maddesidir. Cumhurbaşkanı’nın sıfatını ve konumunu tarif eden maddedir. İlk fıkrası şöyledir:  “Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin birliğini temsil eder.”

Bu madde böyleyken, ne demek, ‘toplumda birbirine karşı iki taraf var’ deyip devletle milletin birbirine karşıt konumlarda olduğunu ifade etmek?  Aslında maddenin bu şekilde yazılmış olması, gerekli bile değil. Cumhurbaşkanı’nın ‘milletin birliği’ni temsil etmesinden daha doğal bir şey yok. ‘Cumhurbaşkanı’ sözcüğünün anlamı da zaten odur.

Altan Öymen’in yazısı