Ali Sirmen: Referandum, İstiklal Marşı 'korkma…' diye başlayan bir toplumun korkuyla imtihanı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Böyle bir ortamda “hayır” diyenler horlanıyor, dışlanıyor, tartaklanıyor, kamu hizmetinden atılıyor; teröristlikle, vatan hainliğiyle suçlanıyor, ölümle tehdit ediliyor.

Bu çabalar sonunda korku her tarafı sarıyor; kişilerin, kurumların, velhasıl tüm toplumun hücrelerine kadar işliyor. Bu korku ortamında iktidarın sansürüne bile gerek kalmadan, kurumlar kendileri otosansür uyguluyorlar; gazeteci İrfan Değirmenci Kanal D’den atılıyor, Prof. Süheyl Batum’un bir zamanlar rektörü olduğu Bahçehir Üniversitesi tarafından derslerine son veriliyor.

Digitürk, 30 yıl önce Pinochet iktidarı sırasında, Şili’de yapılan, hayırların üstün çıktığı anayasa referandumu sırasındaki kampanyanın öyküsünü anlatan Pablo Larrain’in “No” filmini yayından kaldırıyor.

Böyle bir korku ve baskı ortamında, yapılan referandumun milli iradenin gerçekten tecellisini sağlayacak özgür koşullar altında geçeceğini iddia etmek sahtekârlıktır.

Bu durumda 16 Nisan referandumu, İstiklal Marşı “korkma…” diye başlayan bir toplumun korku ile imtihanı olacak.

Ali Sirmen’in yazısı