Yorumlar farklı…
Bir yanda valinin can ve mal emniyetini korumak için sokağa çıkma yasağı ilan etmesinin bu maddenin gereği olduğunu, tedbir almanın bu tür yasağı da içerdiğini söyleyenler var. Öte yanda valinin sokağa çıkma yasağı ilan etmesinin, anayasanın “kişi hak ve hürriyetleri ancak kanunla sınırlandırılabilir” diyen 13. Maddesine aykırı olduğunu söyleyenler…
Burada siyasi bir tartışma da var. Cizre ve Silopi’deki operasyonlara karşı olanlar ile bunu kaçınılmaz görünler arasındaki bir tartışma, farklı kanun yorumlarıyla örtüşüyor.
Bu uygulamanın anayasaya aykırı olduğu iddia edenler ve operasyonların sona erdirilmesini isteyenler “bu uygulama keyfi OHAL’dir yapılmasın, gerekirse OHAL ilan edilsin” diyorlar.
Tüm tartışmalar bir kenara burada, bir soluklanmak gerek…
OHAL ilan edilirse veya valilerin sokağa çıkma yasağı koymasının durdurulması halinde devlet, güvenlik ihtiyacını OHAL ilan etme yoluna giderse ne olacağını merak edenler, OHAL yasasını okumamalılar.
OHAL devlete tüm temel hak ve özgürlükleri askıya alma yetkisi verir.
OHAL yönetimi bölgelerde askeri karar merkezlerine yerleştirerek yarı askeri bir yönetimi beraberinde getirir.
Şiddet olaylarıyla hukuk düzeni içinde ve sivil yönetimle baş etmek önemlidir.
Tüm sıkıntılara, ihlallere, her şeye rağmen…