Temmuz ayının enflasyon verileri iyi kötü tahmin edildiği gibi geldi… TÜİK temmuz ayındaki TÜFE artışını yüzde 1,78 olarak açıkladı. Yedi aylık artış yüzde 19,86, yıllık artış ise yüzde 31,75 oldu.
TÜFE’nin yıllık artışında bir yılı aşkın süredir bu düzeylere takılıp kalındı. Hani yapışkan enflasyon diye tanımlanan bir durum var ya, tam olarak o yaşanıyor. Yıllık enflasyon yüzde 30-33 arasına yapıştı kaldı.
Bu oranların çok özet olarak söylediği şu:
“Enflasyonda yerimizde sayıyoruz, bir ilerleme, tabii ki olumlu yönde bir ilerleme, bir gelişme yok.”
2026 için yola yüzde 16 enflasyon hedefiyle çıkılmıştı, o oranı geride bırakalı çok oldu.
Şimdi hedef yüzde 24, tahmin yüzde 26. Bu oranlarda kalmanın mümkün olmadığı da ortada.
Merkez Bankası 13 Ağustos’ta açıklayacağı yılın üçüncü enflasyon raporunda hedefi muhtemelen değiştirmez ama belki 26’lık tahmin yukarı çekilir.
İyi de kaça çekilecek ki? Yüzde 30’un altında bir oran da pek gerçekçi olmaz. Çünkü yüzde 30’un altında bir gerçekleşme sağlamak çok zor görünüyor.
Yılın kalan beş aylık döneminde her ay için ortalama yüzde 1,6’yı aşmayacak bir düzey yakalanabilirse, beş ayın toplamı yüzde 8,5 eder ve yüzde 30 aşılmaz.
Hani bir söz var ya, “Doluya koysan almıyor, boşa koysan dolmuyor” diye, aynı o durum yaşanıyor. Bir türlü olmuyor, 2026 enflasyonunun yüzde 30’un altına inmesi mümkün görünmüyor.
Kaldı ki hadi inildi ve gerçekleşme yüzde 29 oldu. Bu çok büyük başarı mı yani?
Şimdi biliyorum; “Ama savaş” denilecek. İyi güzel de savaş yalnızca Türkiye’yi mi etkiliyor?