Tüm verilerin ortaya koyduğu gerçek şu…
Adeta “818 milyar zarar da neymiş ki” dedirtecek boyutta bir felaket!
İşte grafikler her şeyi söylüyor. Bazı artış farklılıkları var ki, insan “Meğer neler yaşamışız ve neler yaşamaya devam ediyoruz” demekten kendini alamıyor.
Akaryakıta bakın akaryakıta!
Bazı fiyat artışlarındaki farklar insanı hayrete düşürüyor.
TÜFE önceki iki buçuk yılda yüzde 42, evet iki buçuk yılda yüzde 42 artmış; son iki buçuk yıldaki artış yüzde 275’i bulmuş. Üstelik bunlar TÜİK’in verileri ve ortalamayı gösteriyor. Özellikle gıdayı varın siz düşünün!
Ama akaryakıt detayına inince TÜFE’deki artış farklılığı çok masum kalıyor.
Eylül 2021’den önceki iki buçuk yılda benzin yüzde 18 zam görmüş, sonraki iki buçuk yıldaki zam oranı tam yüzde 439 olmuş.
Aynı durum motorin ve LPG’de de söz konusu. Motorine bakın! Yüzde 15 artıştan yüzde 470 artışa gelinmiş.
Ne uğruna?
Tamam, artış hızının böylesine tırmanmasında dış etkenler, özellikle enerji fiyatlarındaki artışlar da rol oynamıştır ama bu farkın en temel nedeni Türk parasının değer yitirmesidir.
İyi de TL niye değer yitirdi? Kim artırdı dövizi?
Dolar önceki iki buçuk yılda yüzde 56, son iki buçuk yılda ise yüzde 275 arttı.