Şirket, gelir kaybetmemek için işçilerin canı pahasına üretimi durdurmamış

 

BERİL KÖSEOĞLU

berilkoseoglu@diken.com.tr

Soma’da 301 kişinin ölümüne yol açan maden faciası hakkında, daha ilk günden kimsenin dilinden düşmeyen bir ‘söylenti‘ var: “O madende çalışan herkes son günlerde bir şeylerin yanlış gittiğini, işçilerin baş ağrısı çektiğini ve yönetimi uyardıklarını söylüyordu.”

Taziye ziyaretlerinde de, bakkaldan alışveriş yaparken de, yolda yürürken de hep o aynı cümleyi duyuyoruz: “O madende yanma olduğunu herkes biliyordu.”

Bu iddia, en son savcılığın açıkladığı bilirkişi raporuna da girdi.

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Burada birçoklarınca ‘katliam‘ diye anılan facianın yaşandığı madeni iyi bilen bir mühendisten, bize facianın niçin yaşandığını, ‘O madende zaten yangın vardı‘ cümlesinin ne manaya geldiğini, madenci olmayanların da anlayacağı dilde anlatmasını istedik; Soma’da genelde olduğu gibi  o da işini kaybetmekten çekindiği için ismini vermeden anlattı…

‘Küllemek en basit çözümdü’

* Bu madende, yangının ilk çıktığı yerde, önceki işletmeci Park Teknik’in (Ciner Grubu’na ait) üretim yaptığı katlarda yangın var mı, yok mu, bunun araştırılmış olması gerekiyordu. Yangın olup olmadığını, havayla temas olup olmadığını buradaki kotlara sondaj vurarak öğrenebilirlerdi. Yangın varsa, belirli boşlukların külle doldurulması gerekiyordu. Daha sonra rahatlıkla temizlenebilecekti. Bu çok kolay yapılacak bir şeydi. Sen eski üretim bölgesini külleyecektin. Bu kadar basit.

‘Evinizin üst katının yandığını düşünün’

* Yanma olan eski üretim bölgelerinde çalışma yapmak normaldir. Madencilikte kömürün yanması kadar normal bir şey yoktur. Özellikle de linyit kömürü çıkan Soma bölgesinde çok normal bir şeydir.

* Üst katınızda yangın olduğunu düşünün, biz evimizde oturuyoruz ama arada büyük bir kot farkı var. Fakat kendi evimizde de ister istemez bunu hissederiz, yangın illa yaklaşır ve zamanla etkisini gösterir. Açık alev, mutlaka kor vardır. Bildiğiniz sobada kömür nasıl yanıyorsa alev vardır, ama yukarıda olduğu için görmezsiniz.

‘Pahalı bir işlem değil’

* Ama eski imalat bölgeleri tamamen küllenir, yangının söndürüldüğünden emin olunur. Oraya sondaj vurulur, ondan sonra çalışmalara devam edersiniz. Bu, pahalı bir işlem değildir. Madencilikte külleme her zaman yapılır. Bu ocakta, külleme yapıldıysa da, doğru düzgün yapılmamış, küllediğini takip etmemiş.

‘Üstten baskı geliyor’

* Üzeri yanan yerlerde baskılı bir bölge vardır. Zaten linyit kömüründe, ister istemez baskıya daha fazla maruz kalırsınız. Yani yukarının devamlı aşağıya doğru indiğini düşünün. Üstten baskı geliyor, yükseklik azalıyor. Bunu eski haline çevirmek için yeniden bir tarama tahkimat çalışması yapmanız gerekiyor. Çünkü ‘kiriş’ kırılacak.

* Tahkimatta aradaki kotu ister istemez azaltıyoruz, yangına yaklaşıyoruz. Ama bu normal bir şey. Tarama tahkimat çalışması yapmak zorundasınız.

‘Üretim ve drenaj aynı anda olmaz’

* Fakat bu sırada yanma nedeniyle ortamdaki metan gazı seviyesinin yükseldiği unutulmamalı. Ve bir bölgede metan varsa, önce metanı çıkarmak, sonra üretim yapmak gerekir. İkisi aynı anda olmaz. Çünkü üretim yaparken çalışmanın olduğu bölge ister istemez havalandırılır. Dolayısıyla drenaj yaptığınızda, metanla birlikte buradaki havayı da çekebilme ihtimali doğar. Sözgelimi, istemeden de olsa 10 bin metan yerine 4 bin metreküp metan çekebilirsiniz. Üretim yapılması, çekilecek metan miktarını etkiler.

* Soma Kömürleri A.Ş. metanın çekilmesi için için yabancı bir şirketle anlaşmıştı. Drenaj çalışmalarına başladılar. Fakat aynı zamanda da A panosunda üretime başlıyorlar.

‘Yabancı şirket sadece 4 bin metreküpünü çekti’

* Yabancı şirket 60 bin metreküp karbonmonoksitin sadece 4 binini çekti; 56 bini kaldı. Yani, burada yangın çıkmasa da büyük bir patlama olma ihtimali yüksekti. Yangının çıktığı yer, en çok metan olan yerdi.

‘Turgay Ciner gördü’

* Madenin eski işletmecisi Park Teknik A.Ş.’nin sahibi Turgay Ciner bugünleri 2006’da gördü ve bıraktı. Ciner görürken Soma Holding nasıl görmedi, soru işareti burada.

Sonuç: Mühendisin anlatımı gayet net; “Burada yangın çıkmasa da, büyük bir patlamanın olma ihtimali yüksekti” diyor özetle.

Yani facia basbayağı her tür alarmı vererek gelmişti, hem de bağıra bağıra…

Ve şirket, gelir kaybetmemek için işçilerin canı pahasına üretimi durdurmamıştı…