AKP yolsuzluk soruşturmasını ve kadrolaşma suçlamalarını yok saymaya çalışırken, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun memleketi Konya’dan çarpıcı bir istifa haberi geldi. Partinin Konya İl Kadın Kolları Başkanı Özgür Ergun, ‘il başkanlığında görev alan isimlerin kadro verilerek ödüllendirildiğini‘ söyledi; ‘Başbakan’ın çevresinde oluşan, olayları çıplak gözle net görmesini engelleyen çemberlerin kırılması‘ temennisini dile getirdi.

İstifa dilekçesini tam da Davutoğlu’nun Konya’da gerçekleştirilen AKP Kongresi’ne katılımı sonrasında, 27 Aralık 2014 tarihinde veren Ergun, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin partinin arka bahçesi olduğunu öne sürdü:
Yetersiz isimler ‘ödüllendiriliyor’
”Ak Parti teşkilatlarında görev yapmış olmanın devletten maaş almayı hak ettirdiği bir Ak Parti, Allah korusun yozlaşmanın eşiğine gelmiş demektir. Gerek Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin bir arka bahçe gibi kullanılması, il başkanlığında görev alan isimlerin kadro verilerek ödüllendirilmesi, gerekse de resmi kurumların avukatlığını Ak Partili yöneticilerin yapması etik ve adil olmayan uygulamalardan bazılarıdır.’‘
‘Paraleller’ yeni yönetime de sızmış!
Ergun, partinin Konya’daki yeni yönetimine Gülen Cemaati’ne yakın isimlerin girdiğini de öne sürerek, ‘‘Paralel yapı ile mücadele edeceğini açıklayan yeni il başkanının yönetiminde paralel yapıya yakın isimlerin bulunması, hükümet karşıtı açıklama yapan ve Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ağır hakaretlerde bulunan sivil toplum kuruluşu yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle yollarımızı ayırdığımız bir ismin de yeni il yönetiminde yer alması manidardır” dedi.
‘Kadın Kolları merkezileşti’
Çevre mühendisi olan Ergun, Kadın Kolları Teşkilatı’nda merkezileşmeden de şikayet etti: ”Bunlara ek olarak Kadın Kolları Teşkilatımızın modern yerinden yönetim ilkelerini bir kenara bırakıp merkezi yönetim anlayışıyla hareket etmesi partimizin kadına verdiği değerlerle çelişmektedir.”
‘Davutoğlu’nu engelleyen çemberler var’
Ergun, açıklamasında Davutoğlu’na da şu çağrıyı yaptı: ”Yeni Türkiye yolunda umulur ki bu seslere kulak verilir ve Başbakanımızın çevresinde oluşan, olayları çıplak gözle net görmesini engelleyen çemberler kırılır. Umulur ki, halkın adamı Başbakanımız halkın sesine doğrudan kulak verir.”