AKP Bursa Milletvekili Osman Mesten, sokak köpeklerinin ‘milli güvenliği’ ilgilendirdiğini belirtip ekledi: “Adı köpektir, ‘it’tir, ‘can dost’, ‘patili dost’ değil.”

Mesten, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) ‘akla’ ziyan açıklamalarda bulundu; ‘köpek maması’ denerek köpekle bebeğin eşitlenmek istendiğini öne sürdü.
AKP’li vekilin açıklamaları özetle şöyle:
* Köpek tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinden daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok.
* En son dört gün önce malumunuz Van’da Hamza evladımızı söylemeye dilimiz varmıyor. Parçalamayı geçtik, açıkça çocuğu yemiş köpekler. Kalan parçalarını aile derleyip toparlayıp bir sandukanın içerisine koymak zorunda kaldı. Bu manzara tek değil. Bu gidişle tek de olmayacak, devam da edecek.
‘Mikrop saçıyorlar’
* Şöyle bir göz gezdirdiğimizde her yıl yaklaşık 100 kişi bu başıboş sokak köpekleri yüzünden hayatını kaybediyor. Bunun dışında köpekler aşı, hijyen, ilaç ve diğer konulardan da mahrum oldukları için hakikaten sokaklarda, çarşılarda, caddelerde mikrop saçıyorlar, mikrop yuvaları.
‘Köpekçi terörü lobisi’
* Parkları işgal ediyorlar, çocuklarımız parklara gidemiyor. Milletimiz bundan kurtulmak istiyor. Ancak ne yazık ki hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu görüyoruz. Bu benim paylaşımımda da bahsettiğim mama lobisi değil, köpekçi terörü lobisi.
* Bu öyle bir lobi ki dilimizdeki, dimağımızdaki kavramlarla oynadılar. Çocukla köpeği eşitlediler. Köpek annesi olunabileceğini savundular. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, köpeğin insan evladı yerine konulamayacağını, bunun Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu ifade etti. Biz de bu görüşteyiz.
‘Türk aile yapısını hedef alan terör organizasyonu’
* Bu mesele sadece başıboş köpek hadisesi değildir. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, dışarıdan bir takım projelerle Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonudur diye haykırmak istiyorum.
* Milletimize tercüman oldum, tebrik telefonları, mesajları ve yorumları aldım. Tabi o itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para. Olsun, artık milletimiz uyanmıştır.
‘Kanunun emredici hükümlerini uygulayın’
* Özellikle AK Partili belediye başkanlarımız lütfen kanunun emredici hükümlerini uygulayın. Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil. Devlet kurumlarımıza, sorumlulara seslenmek istiyorum; Lütfen ‘can dost’ edebiyatını bırakın.
‘Evinde besleyebilirsin’
* Hayvan, köpek düşmanı değiliz, ben de değilim. Ben köy çocuğuyum. İhtiyaç varsa evde, avluda, bahçede, başka yerlerde çoban köpeği olarak tabii ki kullanılabilir. Ya da seversin, evinde de besleyebilirsin. Ama garibanın evinin önünde yüzlerce köpeği beslemek akıl işi değildir.
* AK Parti, 3-5 meczubun, köpekçi terörünün peşinden gidecek parti de değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kanun çıktığı zamanki grup toplantılarındaki konuşmalarını net bir şekilde tekrar hatırlatmak istiyorum: Sokakta bir tek köpek kalmayana kadar mücadelemiz sürecek.
‘İttir, candost, patili dost değil’
* Tabii adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’ demiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır.
‘Köpek ve bebek eşittir’ algısını bu millete yutturmak istiyorlar’
* Bize bilinçaltımızda köpeğin yiyeceğinin ‘mama’ olduğunu ezberleterek; “Köpek ve bebek eşittir” algısını bu millete yutturmak istemektedirler. Onun için mama değil, ‘yal’, Köpek yemi diyoruz. Hayvansever değil, köpeksever diyoruz. Sadece köpek seviyorlar nedense.
* Yaklaşık 500 bin kişi kuduz şüphesiyle hastanelere başvuruyor. Dört doz üzerinden hesaplarsak, kuduz aşısı tek doz olmuyor. Yaklaşık yıllık 2 milyon doz kuduz aşısı yapılmaktadır. Bu millet kuduz aşısı olmak zorunda değildir.