AKP kulislerinde İstanbul ve Ankara’da belediye başkanlığının kaybedilmesinin nedenlerine ilişkin bir değerlendirme süreci başladığı bildirildi.

Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın AKP kulislerinden derlediği habere göre seçimin ardından iktidarda yapılan değerlendirmeler şöyle:
– Mehmet Özhaseki’nin Ankara’ya belediye başkanlığı adaylığı doğru olmadı. Ankara seçmeni, Kayserili bir belediye başkanı adayını kabullenmedi ve benimsemedi.
-CHP adayı Mansur Yavaş hakkındaki sahte belge tartışması çok uzatıldı. En azından parti yöneticileri bu konuyu gündeme getirse bile Özhaseki’nin bu konuya girmemesi daha yararlı olurdu.
–Binali Yıldırım’ın TBMM başkanlığından istifası konusunda gereksiz tartışmalar yaşandı. Bu tartışmalara meydan vermeden ve uzatmadan adaylığı açıklanır açıklanmaz istifa etmesi daha doğru olurdu. Daha erken sahaya inmesi gerekirdi.
-CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun tanıtımı çok iyi yapıldı, iyi bir halkla ilişkiler stratejisi yürüttü. Parti bu stratejide oyuna geldi. Sürekli televizyonlarda kötüleyerek ya da vatandaşın tepkisini “İmamoğlu’na tokat” gibi başlıklarla sürekli yayımlanması seçmende “Ne kadar mütevazı, hoşgörülü ve herkesi kucaklayan bir kişi” izlenimi yarattı. İmamoğlu hafife alındı ve küçümsendi.
-Ekonomideki olumsuz gelişmeler, hayat pahalılığı özellikle AKP seçmenini küstürdü. Bu nedenle çok sayıda parti seçmeni sandığa gitmemeyi tercih etti.
–‘Beka’ söylemiyle de sanki CHP, İYİ Parti ve HDP seçmenine ‘terörist’ deniliyor gibi bir algı oluşturuldu. Bu konu iyi anlatılamadı. Bu nedenle Ankara ve İstanbul’daki Kürt seçmen AKP’ye oy vermedi. AKP, kendi seçmenini bu söylemle konsolide etmeye çalışırken, aslında karşı tarafında kenetlenmesini sağladı. Etkiye karşı tepki oluştu.
–MHP ile yerel seçimde ittifak yapılmasının sonuçları, genel seçim gibi olmadı. Bazı illerde partinin oyları MHP’ye kaydı, bazı yerlerde de MHP seçmeni ‘cumhur ittifakı’nın adayına oy vermedi.