Sonunda SPK, borsadaki ayak oyunlarına müdahale etti. Balonun şişi indirilince ortada bulunamayan para, 36 milyar dolarmış. Tasfiye edilecek fonların değeri ise 17 milyar dolar. Aradaki kayıptan da yüzbinler mağdur.
Ekonomistler göz göre göre yaşandığını söylüyor. En az 10 aydır uyardıkları hâlde ne beklendiğini, gereğinin zamanında niye yapılmadığını soruyorlar.
Diyanet’in dünkü hutbesi tam üstüne denk geldi. Aslında fahiş fiyat manipülasyonu iddiasıyla zerzevatçı kabzımallara operasyon olunca hazırlanmışa benziyor. Fakat borsa soygununa da gider.
“Değerli kardeşlerim” hitabıyla başlayan şu bölüme dikkat buyurun:
“Üzülerek ifade edelim ki kimi insanımız, maddiyatı her şeyin önüne geçirebiliyor; aldatmayı kurnazlık, kandırmayı başarı olarak görebiliyor. Peygamberimiz (s.a.s)’in ‘bizi aldatan bizden değildir’ ikazı apaçık ortada dururken, dünyalık kazanç uğruna malının kusurunu gizlemeyi ustalık, gerçeği çarpıtmayı ise pazarlama tekniği sayabiliyor…”
Bizi soyan bizden değildir de başka partilileri soyan bizden midir? Tabii ki o anlam çıkmaz. Buradaki bizden-sizden vurgusu, siyasi parti ayrımı gözetmiyor.
Soyguncunun sizdeni bizdeni yok, hepsi bir. Ahmed Arif’in Adiloş Bebe ninnisindeki gibi:
“Bunlar aşımıza ekmeğimize göz koyanlardır; tanı bunları, tanı da büyü…”