Biz, Erdoğan Bayraktar’ı, büyükşehirlerde belediyelerin imar yetkilerini bile kendi elinde toplayan süper bakan zannederdik.
İstediği arazide, istediği imar uygulamasını resen yapabilen, emsal yani rant değerlerini bir imzayla 3’e, 5’e katlayabilen tek yetkili… Yavaşlatıcı ‘denetim’leri baypas ederek imar ve inşaat işlerini jet hızına kavuşturan kişi…
Hakkında tüm bildiklerimiz yanlışmış. İmar rantının kaymağını belediyeler yesin, uyanık müteahhitler ucuza kapattıkları
arazilerin imar planlarıyla oynayarak havadan para kazanmasın, emsal hakkını yükseltip vurgun vuramasın diye nasıl çırpınmış meğer. Ama muvaffak olamamış…
Bundan ne kadar mustarip olduğunu yeni öğrendik. Şöyle diyor: “Şu anda kentlerdeki imar yoğunluğunun nedeni imar yönetmeliği. Ama biz bunun yönetmeliğini yaptık ve ben altında kaldım. Dünyayı kafama yıktılar ve ertelettiler. Neden? Çünkü 1 emsal, 2 emsale, 3 emsale çıkarılıyor… Biz imar rantından kazanılan para belediyelerin kasasına gitsin istedik. Çalışmadan kazananlar engelledi…”