Ahmet Yaşaroğlu: Bu yasa bir demokratikleşme yasası değildir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Çerçeve yasa” nihayet açıklandı ve Meclise sunuldu. Öncelikle vurgulamak gerekir ki; bu yasa bir demokratikleşme yasası değildir.

Yasanın temel amacı silah bırakma ve kendini feshetme kararı almış olan PKK elemanlarının bir bölümünün, koşullara bağlı olarak sivil yaşama katılmasını sağlamaktır. Ama bu katılım her aşamada oluşturulacak kurullar ve mahkemeler tarafından tespit ve teyit edilerek, ilgili mahkemenin kararı ile gerçekleşecek.

Yani her özel durumda bu “tespit ve teyit” bu kurumlara veriliyor ve pazarlığın ve keyfiliğin önü açık tutuluyor. Hatırlatmak gerekir ki, Kürt sorunu söz konusu olduğunda bölücülükten, devleti yıkmaya kadar pek çok yasa halen ceza yasasında mevcuttur. Kuşkusuz Kürt siyasi hareketi ve ülke politikası üzerinden “silahlı teröre yardım ve yataklık” suçlamasının kalkacak olması olumlu bir adımdır.

Yasaya ilişkin şöyle bir değerlendirme yapılıyor: ‘Bu yasa demokratikleşmenin kapısını açacak bir anahtardır.’ Eğer demokrasi mücadelesini bu yasanın çıkışına erteleyenler varsa ve bu yasa ile birlikte demokratikleşme mücadelesine omuz verecek olanlar varsa bu kuşkusuz onlar için olumlu bir gelişmedir! Ancak vurgulamak gerekir ki demokrasi mücadelesinin herhangi bir anahtara, maymuncuğa ihtiyacı yoktur.

İktidarın yeni bir anayasa hesapları bilinmektedir. Birtakım ulusalcılar, solun sosyal şovenizme göz kırpan kesimleri Kürtlerin bu anayasa girişimlerine katılacaklarını, iktidara destek vereceklerini yazıp, çizmektedirler. Kürt siyasi hareketinin ne yönde ilerleyeceğine elbette garanti verilemez, ancak Kürt halk kitlelerinin ezici çoğunluğu için durum farklıdır. Kürt halk kitlelerinin demokratik bilincini fazlasıyla hafife alan yaklaşımlardan uzak durmak gerekir.

Ahmet Yaşaroğlu’nun yazısı