Mısır’da darbe yaparak seçimle gelmiş iktidarı devirenler, devirdiklerini terör örgütü olmakla suçluyorlar.
Türkiye’de “terörist” olanlar başarısız darbe girişimi yapanlar. Ama biliyoruz ki eğer darbe başarılı olsaydı, bu sefer AKP terör örgütü olarak tanımlanacaktı. Belki darbecilerin atadığı savcı, Erdoğan Terör Örgütü iddianamesi hazırlayacaktı!
Terör suçunun tanımının siyasallaşmasının yarattığı sonuç bu. Darbe sonucu devrilenler ya da başarısız darbe girişiminde bulunanlar terörist oluyor.
Bugün Gülen cemaatine yönelik suçlamanın merkezine “terör örgütü” iddiasının yerleştirilmiş olması, birçok son derece önemli suçun önemsizleşmesine, bu suçları işlemeyi mümkün kılan idari ve siyasal pratiklerin ve mekanizmaların üzerinin örtülmesine yol açıyor.
Belki tam bu nedenle sadece Türkiye’de değil, bütün otoriter rejimlerde terör örgütü suçlaması seçimle ya da darbeyle gelmiş iktidarlar tarafından bu kadar yaygın ve kolay kullanılıyor.